Op. Dr. Funda Yazıcı ErolOp. Dr. Funda Yazıcı ErolDoğum - Gebelik ve Kadın Hastalıkları UzmanıMENÜ
Kısırlık ve Tüp Bebek Tedavisi

Tüp Bebek Antalya

Tüp bebek tedavisi aşılama, in-vitro fertilizasyon (IVF) ve intrastoplazmik sperm enjeksiyonu (ICSI) gibi tüp bebek merkezleri içinde yapılan uygulamalardır. Tüp bebek tedavisi tarihi aslında yakın geçmişe dayanır.
Tüp Bebek Antalya

Antalya Tüp Bebek Tedavisi aşılama, in-vitro fertilizasyon (IVF) ve intrastoplazmik sperm enjeksiyonu (ICSI) gibi tüp bebek merkezleri içinde yapılan uygulamalardır.

Tüp bebek tedavisi tarihi aslında yakın geçmişe dayanır. Tüp bebek tedavisi öncesinde insanoğlu yüzyıllarca kısırlığın çözüm yollarını aramış, gerek bilimsel gerekse geleneksel yöntemlerle bu sorunu gidermeye çalışmışlardır.

Tüp Bebek Tedavisi Nedir?

Tüp bebek kadın yumurtalıklarından alınan yumurtanın laboratuvar ortamında sperm ile döllendirilip rahim içine verilmesi işlemidir.

Rahim içine verilen döllenmiş yumurta gelişerek bebeği oluşturacaktır. Son yüzyılda özellikle kısırlık ve tüp bebek tedavisi ile ilgili birçok araştırma yapılmıştır. 1958 yılında bir bilim adamı tavşan embriyolarından embriyonik kök hücre elde etti. Daha sonraki yıllarda teknolojik birçok gelişimin olması ve bu gelişmelerin kısırlık tedavisi ve tüp bebek tedavisinde kullanılmasıyla devrim sayılan ilk in-vitro fertilizasyon (IVF) tedavisi başarılmıştır.

1971 yılında ilk embriyo transferi denenmiş fakat gebelik elde edilememiştir. 1975 yılında ilk tüp bebek gebeliği elde edilmiş ama dış gebelik ile sonuçlanmıştır. 1978 yılında ise ilk IVF bebeği dünyaya geldi. Sonraki takip eden yıllarda kısırlık ve tüp bebek tedavisindeki gelişmeler çok hızlı bir şekilde ilerledi.

Tüp Bebek Tedavisi Başarı Oranı

Tüp bebek yöntemi ile tedavi sonrası gebelik oranları % 20-40, canlı doğum oranları ise %15-25 arasında değişmektedir. Tedavide en sık kullanılan yöntem intrasitoplazmik sperm enjeksiyonu (ICSI) dur. İleri teknolojik gelişmelerin ışığında artık testisten mikrocerrahi yöntemlerle parça alarak da sperm elde etmek mümkün olmaktadır.

Tüp Bebek Tedavisi Fiyatları 2019

Antalya tüp bebek tedavisi kullanılan ilaçlar ve özellikli malzemeler nedeni ile belirli bir maliyeti olan uygulamalardır. Tüp Bebek Fiyatları 2019 kullanılan ilaçların sayı ve dozuna göre değişir. Tedavi sırasında uygulanan preimplantasyon genetik tanı, mikroçip uygulaması, TESE, embriyo dondurulması gibi ekstra uygulamalar tüp bebek fiyatları için belirleyici faktörlerdir.

Bazı kriterler sağlandığı takdirde devlet ödemesi ile tüp bebek tedavi fiyatları düşer. Tekrarlayan tüp bebek denemelerinde tüp bebek fiyatların da bir miktar indirim yapılır. Tüp Bebek Tedavisi Fiyatları Antalya ve ülkemizde birçok ülkeye göre daha uygun fiyatlardadır. Bu nedenle yurt dışından birçok çift uygun tüp bebek fiyatları nedeni ile ülkemizi tercih etmektedir.

Birçok özel tüp bebek merkezinde devletten alınan raporlar geçerli olur. Bu da Antalya tüp bebek tedavisi maliyetini düşürür. Birçok çift için tüp bebek tedavisinin fiyatı ve maliyetinden çok tüp bebek merkezinin başarı oranları daha önemlidir.

Antalya Tüp Bebek Tedavisi

Tüp bebek tedavisindeki gelişmeler ışığında 1992 yılında intrastoplazmik sperm enjeksiyonu (ICSI) ile gebelik elde edildi. Bu yöntem günümüzde en yaygın kullanılan tüp bebek tedavisidir. Daha önce IVF sadece tüplerle ilgili problemi olanlarda kullanılırken ICSI yöntemi ile sperm yumurtanın içine enjekte edilerek tüp bebek tedavisi erkeklerle ilgili problemlerin çözümünde de kullanılmaya başlandı.

TESE gibi cerrahi yöntemlerle sperm elde edilmeye başlandı. Bu işlem ICSI ile birlikte kullanılarak ileri derecede sperm düşüklüğü yaşayanlarda bile gebelik elde edildi.

Tüp bebek teknolojisinde yaşanan gelişmeler ile embriyo dondurma (embriyo freezing) ve çözme ile 1983 yılında ilk doğum gerçekleşti.

1984'te GIFT (gamet intrafollopian transfer),1986' da ZIFT (zigot intrafallopian transfer) ile gebelik elde edildi. 1986'da yumurta dondurma ile gebelik elde edildi. 1990 yılında PGD (preimplantasyon genetik tanı) kullanılarak embriyolar incelendi.

Genetik bozukluk olmayan embriyo transferi yapılarak gebelik elde edildi. 1997 yılında ilk blastokist transferi yapılırken, 2004 yılında dondurulup saklanmış yumurtalık dokusundan elde edilen embriyo ile gebelik elde edildi.

Tüp Bebek İlaç Ücretleri

Tüp bebek belli maliyeti olan bir tedavidir. Kullanılan malzemeler, ilaç, ekipmanlar ve seçilen tedavi yöntemleri tüp bebek fiyatlarını etkiler. TESE, genetik tanı, embriyo dondurma ve mikroçip uygulamaları gibi seçenekler maliyeti artırmaktadır. Bununla birlikte devletimiz belirli kriterlerin sağlanması durumunda tüp bebek tedavisine maddi destek sunabilmektedir. Tüp bebek ilaçları yüksek teknoloji ürünü maddeler olduğu için pahalıdırlar. Bazı durumlarda devlet tüp bebek ilaçlarına destek sağlamaktadır. Tüp bebek ilaç fiyatları ülkelere ya da şehirlere göre değişebilir.

Tüp Bebek Tedavisinde Yaşanan Gelişmeler

Ülkemizde uzun yıllardır tüp bebek uygulamaları yapılmaktadır. Antalya tüp bebek tedavisinin başarı ile uygulandığı bir ildir. Antalya tüp bebek merkezleri için il dışından da hastalar gelmektedir.

Türkiye de 1987 yılında ilk tüp bebek tedavisi ile gebelik sağlandı. Bebek sağlıklı bir şekilde dünyaya geldi. Türkiye'de mikroenjeksiyon, MESA, TESE gibi yöntemlerde dünya ile eş zamanlı olarak yapıldı. Ülkemizde birçok ülkede olduğu gibi Antalya tüp bebek tedavisinin uygulama kuralları çeşitli yasal düzenlemeler ve kısıtlamalarla belirlenmiştir. Sağlık Bakanlığı Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Genel Müdürlüğü, Üremeye Yardımcı Tedavi Merkezleri Yönetmeliği ile gerekli düzenlemeleri yapmıştır.

Ülkemizde tüp bebek tedavisi uygulamaları üniversitelerde, bazı devlet hastanelerinde, eğitim ve araştırma hastanelerinde, özel hastanelerde ve özel tüp bebek merkezlerinde yapılmaktadır.

Kısırlık (İnfertilite) Nedir?

Kısırlık doğurganlığın olmaması anlamında kullanılan bir tıbbi terimdir. Tüp bebek tedavisinin temeli kısırlık ve onu oluşturan nedenlerin bulunması ile başlar.

Fertilite kelime anlamı olarak doğurganlık, verimlilik, bereketlilik gibi anlamlar taşırken,  fertil verimli, bereketli, doğurgan, üretken gibi anlamlar taşır. İnfertilite ise tam tersi olarak doğurganlığın olmaması, kısırlık anlamındadır. İnfertil doğurgan olmayan, kısır kişi anlamını taşır.

İnfertilite fizyolojik, psikololojik ve sosyolojik etkileri olan önemli bir sağlık sorunudur. Çocuk sahibi olamama çiftte yetersizlik ve başarısızlık olarak algılanabilir. Bu duygular kişilerde derin acılar yaşatır.

İnsan yaşamı yumurta ve spermin döllenmesi ile başlar.

Tek hücreli zigottan çok hücreli organizmanın gelişimi, mükemmel bir şekilde programlanmış bir dizi olayın sonucudur. Bu olaylar dizisinde oluşabilecek herhangi bir bozukluk, eksiklik, aksama bu ahengin bozulmasına ve kısırlık görülmesine yol açabilir.

Çocuk sahibi olma arzusu ile bir tüp bebek merkezi arayan ve başvuran çiftlerde kısırlığın tanımlanması, kısırlığa sebep olan faktörlerin belirlenmesi ve buna yönelik tedavinin düzenlenmesi bir algoritma şeklinde planlanmalıdır. Tıp eğitiminin temel taşlarından biri olan yararlılık ilkesi, hastaya öncelikle ve her şeyin üzerinde yararlı olmayı öngörmektedir.

İnfertiliteye yol açan nedenin doğru şekilde ortaya çıkarılması, uygun tedavinin belirlenmesi açısından önemlidir. Nedenin ortaya konması zaman kaybını önleyebileceği gibi çiftlerin yaşaması muhtemel psikolojik sorunları da büyük oranda engelleyecektir.

Tüp Bebek Tedavisi Kimlere Uygulanabilir?

Tüp bebek tedavisi 1 yıldan fazla süredir doğal yoldan gebe kalınmadığında uygulanabilir. Ülkemizde, Antalya’da tüp bebek tedavisi görmek ve tüp bebek merkezlerinde tedavi almak için resmi olarak evli olmak gerekir. Yumurta bağışı, sperm bağışı, taşıyıcı annelik ülkemizde yasal değildir.

Tüp Bebek Tedavisi Öncesi Kısırlık Sorununa Yaklaşım

Tüp bebek tedavisine geçmeden önce kısırlık nedenlerinin ortaya konması gerekir. Kısırlık sadece kadına, erkeğe ya da her ikisine ait nedenlerle ortaya çıkabilir. Bu nedenle tüp bebek tedavisi öncesinde geniş çaplı bir araştırma yapılır.

Kısırlık problemi olmayan çiftin düzenli ilişki olması ile birlikte bir ayda gebelik oluşma olasılığı %15'tir. Doğum kontrol yöntemi kullanmayan, düzenli cinsel ilişkide bulunan çiftlerin %57'si ilk üç ayda, %72'si 6 ay içinde, %85'i 1 yıl ve %93'ü ise 2 yılın sonunda gebe kalabilmektedir. Yaklaşık %7-15'inde ise açıklanamayan nedenlerle gebe kalma süresi daha uzun zaman almakta ya da gebelik gerçekleşmemektedir.

Kısırlık tanısının konması ve tüp bebek tedavisinin başarılı bir şekilde yapılabilmesi için çiftlere yeterli zaman ayrılması gerekir. Daima hatırlanması gereken şey, kısırlığı tedavi etmekten çok infertil insanları tedavi etmektir. Yeterli ve güvenli bir yaklaşımda hekimlerin bireysel eğitimleri, bilgi düzeyleri, tecrübeleri ve komplikasyonları tedavi etme becerileri önemli rol oynamaktadır.

Kısırlık gerek sosyoekonomik gerek psikolojik gerekse duygulanım bileşenleri olan bir sorundur. Çiftler genellikle bu konuda uzman olan Antalya tüp bebek merkezlerine uzun araştırmalar, uygulanan tetkik ve tedaviler sonrası gelirler. Çiftlerin ilk beklentileri sorunun büyüklüğü, kime ait olduğu, çözüme gidilecek yöntemlerin kolay olup olmaması ve ne kadar süreye ihtiyaç olduğudur.

Tüp bebek tedavisi öncesi sorunları kavramaya çalışmak ve bunları kabullenmek ilk etapta göz ardı edilir. Tüp bebek merkezlerine başvurmadan önce çiftler o zamana kadar pek çok nedenle gelişmiş korku ve önyargılara sahiptirler.

Aşılama Tedavisi

Yaklaşık 200 yıldır suni inseminasyon infertil çiftlerin tedavisinde kullanılmaktadır. Aşılamada artıklarından temizlenen spermler ince bir kanül aracılığı ile rahim içine verilir.

Aşılama tedavisi Antalya’da hangi durumlarda yapılır?

  • Azalmış sperm sayısı
  • Azalmış sperm hareketliliği
  • Semen sıvısında ileri düzeyde enfeksiyon olması (enfeksiyon spermlerin kadın üst genital yollarına ulaşmasını önler)
  • Servikal kanal ile ilgili sorunlar
  • Kadında yumurtlama sorunları
  • Açıklanamayan infertilite

Aşılamanın tek uygulamada başarı şansı %15-20 arasındadır. Spermlerin yoğunluğu, hareketliliği ve morfolojisi (yapısı) aşılamanın başarısını belirgin oranda etkiler. Başarılı aşılama olasılığı toplam hareketli sperm sayısı arttıkça artar.

En iyi sonuçlar toplam hareketli sperm sayısı 10 milyon/ml eşik değeri geçince elde edilir. Eğer 1 milyondan az total motil sperm varsa aşılama çok nadir başarılı olur. Aşılama başarısı morfolojik yapı %14’ün üzerinde ise en yüksektir. %4-14 arasında ise orta seviyededir. %4’ün altında ise başarı oldukça düşüktür. Bu hastalara IVF ve ICSI önerilmelidir.

Aşılama tedavisinde başarıyı arttıran faktörler nelerdir?

  1. Anne yaşı: Anne yaşı infertil çiftler arasında anahtar rol oynar. Anne yaşının artması tüm tedavilerde olduğu gibi aşılamada da başarıyı düşürür. Özellikle 35 yaş üstü kadınlarda over rezerv testleri yapılarak aşılama için yumurtlama fonksiyonları değerlendirilmelidir.
  2. Yumurtlama fonksiyonu: 35 yaş üstü, erken menapoz hikayesi olan, daha önce pelvik ameliyat geçirmiş, radyasyon ve kemoterapi maruziyeti olan, daha önce ilaç tedavilerine kötü yanıt vermiş, sigara içen kadınlarda kötü over rezervi açısından değerlendirme yapılmalıdır. Kötü over rezervi olanlarda başarıyı arttırmak için aşılama yerine tüp bebek tercih edilmelidir.
  3. Rahim ve tüpler ile ilgili faktörler: Aşılamanın başarılı olabilmesi için rahim yapısının normal olması ve tüplerden en az birinin açık olması gerekir. Her iki tüpte kapalı ise aşılama yerine tüp bebek tercih edilmelidir. Özellikle geçirilmiş pelvik cerrahi, enfeksiyon ve endometriozis hikayesi olanlarda HSG ile tüpler değerlendirilmelidir.

Aşılama tedavisinin basamakları nelerdir?

  1. Ovariyen stimülasyon (Yumurtanın hazırlanması): Aşılamanın yapılabilmesi için öncelikle gelişmiş ve çatlamış bir yumurta olması gerekir. Yumurtlama fonksiyonları normal ise yumurta geliştirmek için herhangi bir tedaviye ihtiyaç duyulmayabilir. Fakat yumurtlamada sorun varsa öncelikle çeşitli ilaçlarla yumurta gelişimi desteklenmeli ve yumurtlama sağlanmalıdır. Yumurta geliştirici olarak bazı ilaç ve hormonlar kullanılır. Tedaviye adetin iki ve üçüncü günleri başlanır. İlaç tedavisi ile birlikte yumurta gelişimi takip edilir. Aşılamada çok sayıda yumurta geliştirilmek istenmez. Çok sayıda yumurta gelişimi çoğul gebelik ve OHSS için risktir. Bunun için ilaç dozları oldukça hassas olarak belirlenmeli ve kişisel farklılıklar olabileceği için ilaçlara karşı verilen yumurtalık cevabı yakın olarak takip edilmelidir.
  2. Ovülasyonun sağlanması (Yumurtanın çatlaması): Yumurta 17-18 mm’ye kadar büyüyünce HCG (çatlatma iğnesi) ile yumurtlama sağlanır. Yumurta gelişirken ve çatlama sırasında hafif kasık ağrısı olabilir. Ağrı fazla ise doktora danışmak gerekir.
  3. Aşılama için sperm hazırlanması: Aşılama için sperm verilmeden önce 2-3 gün cinsel perhiz yapmak yeterli olacaktır. Mastürbasyonla alınan semen sıvısı, aşılamaya hazırlanmak için sperm yıkama işleminden geçirilerek ölü hücrelerden, lökositlerden ve diğer hücresel artıklardan arındırılır. Sperm yıkama aşılama ile aynı gün yapılır. Aşılama günü sperm verilemiyorsa spermler önceden dondurularak, aşılama günü çözülüp kullanılabilir.
  4. Aşılamanın zamanlaması: Doğal yumurta gelişinin olduğu aşılamalarda, beklenen yumurtlamadan 3 gün önce başlanan üriner LH takibi (ovülasyon testi) ile LH artışının saptanmasından bir gün sonra aşılama yapılmalıdır. Yumurtanın ilaçla geliştirildiği ve çatlatma iğnesi yapıldığı durumlarda ise aşılama çatlatma iğnesi yapıldıktan 34-40 saat sonra yapılmalıdır.
  5. Aşılamanın tekniği: Aşılama için anesteziye gerek yoktur. Aşılama ağrılı bir işlem değildir. Hastanın aç olmasına gerek yoktur. Rahim çoğunlukla idrar kesesinin üzerine yatık olduğundan aşılama kateterinin ilerlemesi zor olabilir. Bunun için hasta idrara sıkıştırılarak rahmin düzleşmesi sağlanır. Hasta jinekolojik masaya alınarak muayene aleti takılır. Vajinanın içi serum fizyolojik ile temizlendikten sonra, kateterin ucunun tıkanmasını önlemek için rahim ağzındaki mukuslu sıvı temizlenir. Oldukça ince bir kateter rahim ağzından rahime doğru ilerletilir. Yaklaşık 0,5 ml’lik hazırlanmış sperm sıvısı yavaşça (10-30 saniyede) kanül aracılığı ile rahim içine verilir. Aşılama sonrası baş aşağı (supin pozisyon) olacak şekilde 15 dk beklenmesi alışkanlıktır ama etkisi kanıtlanmamıştır.

Aşılama tedavisi sonrası nelere dikkat etmek gerekir?

Aşılama tedavisi sonrası hasta ayağa kalktığında sperm sıvısının geri gelmesi, lekelenme şeklinde kanama olası normaldir. Bu durum başarıyı düşürmez. Hasta hemen tuvalete gidebilir. Aşılama sonrası hastanede kalmaya gerek yoktur. Aşılamadan sonra yenilip içilebilir. Günlük hayata dönülebilir.

Aşılama sonrası herhangi bir ilaç kullanılması zorunlu değildir. Fakat bazen doktor uygun gördüğünde bazı yumurtalık hormonu içeren ilaçlar verilebilir. Aşılama sonrası bir hafta gün aşırı ilişki olası gebelik oranlarını arttırabileceği için tavsiye edilmektedir.

Antalya tüp bebek tedavisi öncesi infertil çiftlerde yönetim

Tüp bebek tedavisi Antalya’da görmek isteyen çiftlere yaklaşım ilk ziyaretten itibaren belirli bir plan çerçevesinde yapılmalıdır.

  • İnfertilite ile ilgili bilgilendirme, değerlendirme ve tedavi planı anlatılır.
  • İnfertilite sebeplerinin tıbbi tanısının ortaya konması ve kısırlık tedavisi sonucu olası tüm medikal sonuçlar ve özel durumlar göz önüne alınmalıdır.
  • Alternatif aile olasılıkları olan evlat edinme ya da bazı ülkelerde uygulanan gamet ve embriyo donasyonu hakkında bilgi verilir.
  • Tedavi sonrası oluşabilecek gebelik ya da ebeveyn olma hakkında bilgilendirme yapılır.
  • Çiftlere her aşama hakkında bilgi verilmeli, gelişebilecek istenilen ya da istenmeyen durumlar anlatılmalıdır.

Antalya tüp bebek tedavisi öncesi çiftin değerlendirilmesi

Antalya’da tüp bebek tedavisinden önce kısırlık nedeniyle başvuran çiftleri değerlendirmede detaylı bir ilk görüşme önemlidir. Mutlaka çift birlikte değerlendirilmelidir. Kısırlığın çiftin ortak sorunu olduğu mutlaka vurgulanmalıdır. İlk görüşmede, çiftler dikkatli dinlenmeli, kısırlığın tanımlanması ve tanıda kullanılacak test ve uygulamalar anlatılmalı, yapılması planlanan işlemler, tüp bebek tedavi alternatifleri ve sonuçları tartışılmalıdır.

Bir çiftin kısır olarak değerlendirilmesi için, en az bir yıl süreyle düzenli ve korunmasız cinsel ilişkiye girmesi gerekir. Ancak bazı durumlarda daha erken araştırma ve tedavi gerekir. Bu durumlar;

  • Kadın yaşının 35 ve üzerinde olması.
  • Adet düzensizliği (oligo ya da amenore) olması.
  • Rahimde (uterus) ya da tüplerde (tuba) bilinen ya da şüphelenilen hastalıkların varlığı.
  • Endometriozis varlığı.
  • Eşlerden birinin daha önce bilinen kısırlık sorunu olması.
  • Erkekte genital organlarla ilgili bir hastalığın olması.

Kısırlık nedeniyle başvuran çiftin değerlendirilmesinde amaç, öncelikle neden ya da nedenlerin ortaya konmasıdır. Bunun için yapılacak araştırma yöntemleri;

  • Hastanın hikayesini alma.
  • Fizik muayene.
  • Kısırlık faktörlerinin araştırılması.

Antalya tüp bebek tedavisi süreci

Antalya tüp bebek tedavisi öncesi infertil bir çiftin değerlendirilmesinde detaylı alınan bir hikaye sorunun çözümü için önemli ipuçları verir. Evlilik süresi, çocuk sahibi olmak için uğraşılan süre, daha önce doğum kontrol yöntemi kullanılıp kullanılmadığı ve kullandılarsa hangi yöntemi kullandıkları bilinmelidir. Cinsel ilişki sıklığı, daha önce tanı ve tedavi için yapılan işlemler ve sonuçları, aşılama ya da tüp bebek denendiyse tedavi bilgileri mutlaka öğrenilmelidir.

Geçirilmiş gebelikler, gebeliklerin nasıl sonlandığı, gebelikte oluşan sorunlar sorgulanmalıdır. Önceki dönemde bir gebeliğin yaşanması infertil çiftte bu dönemde anatomik ve hormonal sistemin yeterliliğini gösteren önemli bir bulgudur. Gebeliğin zamanında doğumla sonlanmış olması kadında implantasyondan bebeğin gelişimini tamamlamasına kadar genital organların görevini yerine getirebildiğinin bir göstergesidir. Ayrıca düşükler ve yapılan kürtajlarda detaylı olarak sorgulanmalıdır.

İlk adet yaşı, adet düzeni, ağrılı adet varlığı sorgulanmalıdır. Adet düzeni  hipotalamo hipofizer gonadal aks (adet görülmesini sağlayan yol) fonksiyonunun kaba bir göstergesidir. Ağrılı adet görme ise endometriozis için bir bulgu olabilir. Geçirilmiş olan ameliyatlar, ameliyat nedenleri ve sonuçları, geçirilmiş pelvik enfeksiyonlar, cinsel yolla bulaşan hastalıklar, tüberküloz (verem) hikayesi, çocukluk çağı hastalıkları sorgulanmalıdır.

Sigara, alkol ve uyuşturucu madde kullanımı, düzenli ilaç kullanımı, alerji olup olmadığı da önemlidir. Özellikle hikaye almada tiroid ile ilgili anormallikleri anlamak için dikkatli olunmalı, karın ağrısı, memeden süt gelmesi, kıllanma gibi bulgular ayrıca önemsenmelidir. Memeden süt gelmesi süt hormonu artışının bir bulgusu olabilirken, kıllanma hiperandrojeneminin bir bulgusu olabilir. Aile hikayesi, akraba evliliği, ailevi geçen hastalıkların varlığı, kadının annesinin menapoz yaşı da ayrıca öğrenilmelidir. Tüm bu nedenler tüp bebek merkezlerinin tedavi planında önem arz eder.

Kadın yaşı kısırlığın tanımlanması ve tüp bebek tedavisinde çok önemlidir. Kadınlarda yaş ile birlikte yumurtalık rezervi ve yumurtalıkların ilaçlara verdiği yanıtta azalma meydana gelir. Özellikle 35 yaşından sonra over rezervi ve tüp bebek merkezinde tedavilere alınan yanıt azalır.

Erkek yaşı ile testiküler rezerv arasında benzer bir ilişki gösterilmemiştir. Erkek yaşı ile sperm değerleri arasında anlamlı bir bağlantı saptanmamıştır. Erkeklere bağlı faktörler infertilite nedeniyle başvuran çiftlerde %50 oranında görülür. Bun nedenle erkeğe ait faktörleri incelemek önemlidir. Sistemik hastalık hikayesi, ürogenital sistem enfeksiyonları, travma, ameliyatlar, ilaç tedavileri ve sigara gibi alışkanlıklar detaylı olarak sorgulanmalıdır.

tüp bebek tedavisi antalya

Tüp bebek tedavisinde fizik ve jinekolojik muayene

Antalya ilinde tüp bebek merkezine başvuran hastada önce hastanın kilosu ve vücut kitle indeksi belirlenir.

Tiroid bezi muayene edilmeli büyüklük, nodülarite, hassasiyet varlığı tespit edilmelidir. Hastada tüylenme artışı (hirşutizm) olup olmadığına bakılmalıdır.

Jinekolojik muayenede pelvik organlardaki büyüme, hassasiyet, vajinal akıntılara, vajinal ve servikal anormalliklere dikkat edilmelidir.

Mikoplazma ve Klamidyal enfeksiyonlar kısırlığa yol açabileceğinden mutlaka tedavi edilmelidir. Rahim ağzının kanseri nedeniyle mutlaka tüm hastalardan smear testi alınmalıdır.

Tüp bebek tedavisinde yumurtalık kapasitesini belirleme

Kadının yumurtalık kapasitesini belirlemek tedavi seçimi ve tüp bebek tedavisinin başarısını doğrudan etkiler.

Kadının yumurtalık kapasitesini (overyen rezervi) etkileyen faktörler; ileri yaş, endometriozis, tekrarlayan pelvik enfeksiyöz hastalıklar, şeker hastalığı, geçirilmiş yumurtalık ameliyatı, sigara alışkanlığı, kemoterapi ya da radyoterapi alma, otoimmün hastalıklar ve erken menopozdur.

Yumurtalık kapasitesini belirlemek için yapılan testler neledir?

  • Bazal FSH, LH ve bazı hormonlar
  • Ultrasonografi ile yumurtalıkların volüm ölçümü, antral follikül sayısı, stromal kan akımı
  • Laparoskopik biopsi

Tüp bebek tedavisi öncesi kısırlık nedeniyle başvuran bir çiftte yapılan testler aşağıda belirtilmiştir.

Kadın için yapılan tüp bebek testleri nelerdir?
  • FSH, LH, TSH ve bazı hormonlar
  • Kan Grubu
  • Tam kan sayımı
  • HBsAg, AntiHBs, AntiHCV, Anti-HIV, Rubella, IgG, IgM

Gerekli görülürse kadın için yapılacak olan tüp bebek testleri nelerdir?

  • Açlık kan şekeri
  • Açlık şeker hormonu
  • Karaciğer fonksiyon testleri
  • Böbrek fonksiyon testleri
  • Hemoglobin elektroforezi
  • HbA1C
  • Genetik testler
  • Bazı hormonal testler
  • Pap-smear
  • Servikal kültür
Erkek için yapılan tüp bebek testleri nelerdir?
  • Kan grubu
  • FSH, LH, Total erkeklik hormonu
  • HBsAg, Anti HBS, Anti-HCV, Anti HIV

Gerekli görülürse erkek için yapılacak olan tüp bebek testleri;

  • Süt hormonu, TSH
  • Genetik testler
Tüp bebek tedavisinde hormonların rolü nasıldır?
  • FSH (Folikül Uyarıcı Hormon): FSH beyinde hipofiz bezinden salgılanır, yumurtalıkları etkileyerek foliküllerin büyümesini sağlar. Adetin iki ya da üçüncü günü kanda bakılan FSH değerinin 10 IU/l'nin altında olması gerekir. Yumurtalıklardan follikül gelişimini sağlayan FSH'nın kan düzeyi, yumurtalık cevabı azaldıkça daha yüksek uyarıda bulunmak için giderek yükselir. Zamanla FSH'nın da uyarısı yeterli olmaz. Yumurtalıklarda folikül gelişimi azalır. Menopoza doğru bir gidiş başlar. FSH düzeyi adet dönemleri arasında da dalgalanmalar gösterir. Bu yüzden tek bir FSH değerine göre yorumda bulunmamak gerekir. FSH düzeyinin 40 IU/l ve üzeri olması ile birlikte bir yıl adet görmeme menopoz olarak tanımlanır.
  • LH (Luteinizan Hormon): LH beyinde hipofiz bezinden salgılanır, yumurtalıkları etkileyerek yumurtlamayı sağlar. LH seviyesi adet döngüsü içerisinde farklılıklar gösterir. Polikistik over sendromunda adetin ikinci ya da üçüncü günü bakılan LH seviyeleri daha yüksek olarak izlenir ve yumurtlama problemleri olur.
  • Diğer bir kadınlık hormonu : Diğer bir kadınlık hormonu yumurtalıklardan, böbreküstü bezinden ve hamile kadınlarda plesantadan salgılanır. Adet döngüsünde kan seviyeleri değişkenlik gösterir. Adetin iki yada üçüncü gününde değerin 70 pg/ml den yüksek olması over rezervinin kısıtlı olması yönünde uyarıcıdır.
  • Diğer bir yumurtalık hormonu: Diğer bir yumurtalık hormonu yumurtalıklardan ve hamilelikte plasentadan salgılanır. Adet döngüsünün ikinci yarısı seviyesi artar. Adetin yirmibirinci günü bakılan bu yumurtalık hormonunun seviyesinin 3 ng/ml 'ın üzerinde olması yumurtlamanın olduğunun göstergesidir.
  • Bir hipofiz hormonu: Hipofiz hormonu beyinde hipofiz bezinden salgılanır. Yüksekliği yumurtlamayı baskılar ve gebelik oluşumunu engeller.
  • Tiroid Stimülan Hormon (TSH): TSH beyinde hipofiz bezinden salgılanır ve tiroid bezini etkileyerek T3, T4 gibi tiroid hormonlarının salgılanmasını sağlar. TSH vücut metabolizmasından sorumlu bir hormon olduğu için üreme sisteminin fonksiyonlarını da etkiler. TSH’nın anormal düzeyleri adet döngüsünde ve gebelik oluşumunda olumsuz sonuçlar doğurur.
Tüp bebek tedavisi öncesi yumurtalıkların değerlendirilmesi

Ovulatuar faktör yumurtlama fonksiyonunu tanımlar. Yumurtlama ile ilgili sorunlar infertil çiftlerin yaklaşık %15'inde görülür. Adet düzenindeki bozukluklar seyrek adet görme (oligomenore),adet görmeme (amenore),sık adet görme (polimenore),düzensiz kanamalar (menoraji, metroraji, menometroraji) şeklinde görülebilir.

Tiroid hastalıkları, hiperandrojenizim, hipofiz tümörü, yeme bozuklukları, aşırı kilo kaybı, ağır egzersiz, süt hormonu yüksekliği, obesite yumurtlama fonksiyonlarını bozabilir. Erken saptandığında tedavisi yapılabilir, ama genellikle sebebi anlaşılamayabilir. Yumurtlamayı anlamak için bazı yöntemler vardır.

  1. Bazal vücut sıcaklığı: Yumurtlama fonksiyonunu anlamak için yapılan basit ve ucuz bir yöntemdir. Bir yumurtalık hormonunun vucut sıcaklığını arttırıcı etkisinden faydalanılır. Adetin birinci gününden itibaren uyanır uyanmaz herhangi bir aktivite yapmadan önce vücut ısısı ölçülür ve kaydedilir. Yumurtlama olduğunda 0,5 derecelik bir yükselme meydana gelir. Ateşli hastalıklar, stres ve yorgunluk bu yöntemin hassasiyetini azaltır.
  2. Serumda bir yumurtalık hormonu ölçümü:  Luteal fazın ortasında yani adetin yirmibirinci günü ölçülen bir yumurtalık hormonu düzeyinin 3 ng/ml'nin üzerinde olması yumurtlamanın olduğunu gösterir.
  3. Ovülasyon testi, yumurtlama testi, üriner LH:  İdrarda bakılan yumurtlama testlerinde LH hormonundaki artış saptanarak yumurtlama tespit edilir.
  4. Endometrial biopsi: Adet görmeden 2-3 gün önce plastik biopsi gereçleriyle (pipel) rahimden alınır. Yumurtlamanın olup olmadığı, luteal faz defekti, enfeksiyon ve kanser hakkında bilgi verir.
  5. Ultrason ile takip: Gelişen follikülün sayı ve büyüklüğü tespit edilebilir. Takip eden ultrasonlarda folliküllerin 2 cm'e kadar büyüyüp devamında büzüşmesi ve rahim arkasında sıvı gözlenmesi yumurtlamayı destekler.
  6. Servikal (Rahim ağzı) faktör: Rahim ağzındaki salgının özelliği adet dönemine göre hormonlara bağlı olarak değişkenlik gösterir.  Koyu özellikte olan servikal akıntının yumurtlamaya yakın miktarı artar, şeffaflaşır, uzama özelliği artar, kuruduğunda eğreltiotu manzarası oluşur. Yumurtlama olunca bir yumurtalık hormonunun etkisi ile tüm bu değişiklikler kaybolur.
Tüp bebek tedavisi öncesi rahmin değerlendirilmesi

Tüp bebek tedavisinde uterin faktör rahmin yapısı ile ilgili sorunları tanımlar. Rahmin anatomik ve fonksiyonel bozuklukları kadınlarda kısırlığa neden olabilir. Rahimdeki anormallikleri belirlemek için kullanılan metotlar şunlardır;

  1. Histerosalpingografi (HSG, Rahim Filmi): Rahim içine ince bir kanül aracılığıyla radyoopak madde verilerek röntgen çekilir. Rahmin yapısı, tüplerin yapısı, açık olup olmadığı belirlenir. Rahimdeki anomalileri, rahim içinde yer kaplayan lezyonları (polip, myom gibi),rahimdeki yapışıklıkları belirler.
  2. Ultrasonografi: Ultrasonografide rahmin boyutları, pozisyonu, konturları, düzeni, rahmin kas tabakası olan myometrium ve en iç tabakası endometrium detaylı olarak incelenebilir. Myometriumda olan lezyonların (myom gibi) yerleşimi, endometriumla ilişkisi belirlenir. Rahim iç duvarı normalde birleşik olarak bulunur. Daha net bir inceleme için histerosonografi yapılabilir. Histerosonografide rahim içine steril bir kanül ile serum fizyolojik verilerek rahim şişirilir. Ultrason ile rahim içi lezyonlar daha iyi incelenebilir. Değerlendirme için vajinal yolla yapılan ultrason karından yapılan ultrasona tercih edilir.
  3. Histeroskopi: Rahim içinin değerlendirilmesinde en iyi yöntemdir. Ama invaziv ve pahalı bir yöntem olduğu için ilk tercih değildir. Genellikle histerosonogram ve rahim filminde belirlenmiş anomalilerin kesin tanı ve tedavisi için kullanılır.
Tüp bebek tedavisi öncesi tüplerin değerlendirilmesi

Tüp bebek tedavisinde tubal faktör tüplerle ilgili sorunları tanımlar. Tüplerdeki tıkanıklıklar kısırlığın en önemli nedenlerinden biridir. Tüplerin durumunun belirlenmesi için kullanılan yöntemler;

  1. HSG (Histerosalphingografi, Rahim Filmi): HSG adet bitiminden itibaren 5 güne kadar çekilebilir. İnce bir kanül aracılığıyla rahim içine kontrast madde (röntgende görülebilen madde) verilir. Bu maddenin tüplerden geçişi ve karın içine dağılımı izlenir. Bazen verilen kontrast maddeye reaksiyon olarak tüpler kasılır ve yalancı olarak kapalı olarak izlenir. Kontrast maddenin yavaş olarak verilmesi ile tüplerden geçiş olduğu gözlenebilir. HSG ile ayrıca tüplerdeki küçük tıkanıklarda açılabilir.
  2. Laparoskopi: Karından kameralı aletlerle bakılarak yapılan laparoskopide tüpler detaylı olarak incelenebilir. Rahim ağzından verilen metilen mavisi isimli sıvının tüplerden geçişi ve dağılımı direkt olarak görülür. Ttıkanıklıkların ve yapışıklıkların tanısı kesin olarak konulabilir. Ayrıca tüplerin şişmesi olan hidrosalpinkste belirlenebilir. Gerekli tedavi aynı seansta yapılabilir. Bu incelemeler tüp bebek tedavisinde oldukça önem arz eder.
Tüp bebek tedavisi öncesi karın iç zarının değerlendirilmesi

Tüp bebek tedavisi öncesi karın içi zarda yapışıklık nedenleri açısından değerlendirme yapılır. Endometriozis ve karın içi yapışıklıklar peritoneal faktördür. Maalesef sadece hastanın şikayetleri ve muayenesi ile bunları anlamak imkansızdır. Ultrasonografi ile endometriomalar tanınabilir. Laparoskopi ile de direkt görerek tanı konulur. Fakat Laparoskopi her hastaya yapılmaz. Açıklanamayan infertilitede, endometriozis şüphesinde, tüplerle ilgili bir problem şüphesinde laparoskopi yapılabilir.

Tüp bebek tedavisinde erkek faktörü

Tüp bebek tedavisinde çiftler birlikte değerlendirilir. İnfertil çiftlerin %30 unda yalnız erkek faktörü etkin olarak görülürken, %30 unda hem kadın hem erkek faktör birlikte ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla infertil çiftlerin yarısında erkek faktörü mevcuttur diyebiliriz. Detaylı araştırmalar için yine bir yıl düzenli ilişkiye rağmen gebelik olmaması gerekir.

Erkek faktörü belirlemek için basit, ucuz ve hızlı sonuç veren bir test olan spermiyogram kullanılır.

Sperm testi, spermiyogram ve semen analizi nedir?

Sperm testinden önce mutlaka 2-5 gün cinsel perhiz (cinsel ilişki yasağı) olması gerekir. Sperm testi hastanede uygun ortamda mastürbasyonla alınan meni örneğinden yapılır. Hastanede örnek veremeyen kişiler örneği evde verip, vücut ısısında tutularak hastaneye ulaştırabilir. Örneğin 2 saat içinde incelenmesi gerekir. Mastürbasyonla örnek veremeyenler için geri çekme ya da özel prezervatiflerle de örnek alınabilir.

Sperm testinde tek örneğe göre karar vermek doğru değildir. 2-3 haftalık aralıklarla en az 2 örnek alınarak birbirini destekleyen değerleri baz almak doğrudur.

Normal Sperm Değerleri
  • Hacim: 1,5-5,0 ml
  • pH: >7,2
  • Viskosite: <3
  • Sperm Konsantrasyonu: >20 milyon/ml
  • Total Sperm Sayısı: >40 milyon
  • Hareketlilik Yüzdesi (a+b): >%50
  • Normal Morfoloji: >%14
  • Lökosit: 
  • Sperm Aglütinasyonu: 

Sperm sayısında hafif düşme semen hacmi, sperm motilitesi ve morfolojisi normal ise çok önemli değildir. Fakat normal sperm sayılarının olduğu durumda semen hacmi düşükse, hareketlilik ve morfolojide anormallik varsa sperm analizi güvenilir olmayabilir ve tekrarlanmalıdır.

Erkekte kısırlık olasılığı, konsantrasyon, motilite (hareketlilik),morfoloji parametrelerinin bir tanesi anormal ise 2-3 kat artar. Eğer 3 tanesi de anormal ise 16 kat artar.

Sperm motilitesi: Tüm spermler arasında hareketli olan spermlerin yüzdesidir. 0-4 arası derecelendirilir.

  • 4 (a) ileri doğru hızlı hareketli
  • 3 (b) yavaş doğrusal olmayan hareketli
  • 2  (c) yerinde hareketli
  • 1 (d)  hareketsiz

Spermin spermatogenez sonucu normal morfolojik yapıda olması gerekir. Anormal yapıda olanlar normal morfolojide değildir. Normal morfoloji oranı >%14’dir. %4’ ün altındaki değerlerde IVF ve ICSI endikasyonu vardır.

Sperm analizinde spermin sayısına, hareketliliğine ve morfolojisine bakılır. Bunlar gözle görülebilen tanımlanabilen özelliklerdir. Spermin yumurtayı dölleyebilme özelliği olan fonksiyonu da önemlidir. Spermin morfolojisinin normal olması fonksiyonunun da normal olduğunun göstergesidir. Sperm morfolojisini bozan nedenler şunlardır; doğumsal anomaliler, varikosel, enfeksiyonlar, yüksek ateş, sigara, alkol, uyuşturucu maddeler.

Spermiyogram testinde morfoloji normal olarak saptanmadığında, 6 hafta sonra testi tekrar edip sorunun geçici olup olmadığına bakılmalıdır. Spermin yumurtayı dölleme yeteneğini azaltan ya da tamamen ortadan kaldıran morfolojik bozukluklar şunlardır;

  • Büyük baş: Sperm başı normalin 2-4 katı büyüklüktedir. Büyük oranda kromozomal anomali içerir. Yumurtayı dölleme yeteneği düşüktür.
  • Pin-head: Sperm başı gelişmemiştir. Kromozomal yapı içermez. Yumurtayı dölleme yeteneği yoktur.
  • Round head: Sperm başının yuvarlak olduğu akrozomsuz (yumurtadaki dış tabakayı delen enzimleri salgılayan yapı) sperm formudur. Yumurtadaki dıştaki zona tabakasını delme yeteneği yoktur.

Mid-piece (boyun) ve kuyruk anomalileri: Spermin hareketinde sorun yaratır ve yumurtaya ulaşmasını engeller.

Lökospermi nedir?

Lökospermi sperm analizinde 1 milyon/ml’den fazla lökosit varlığıdır. Bu durumda genital sistemde enfeksiyon ve inflamasyon için ileri test yapılmalıdır.

Sperm testine göre erkeğe bağlı infertilite nedenleri nelerdir?

1-Ejekülasyon yokluğu (Meni sıvısının yokluğu):

  • İlaçlar
  • Cerrahi
  • Damarsal tıkanıklıklar
  • Şeker hastalığı
  • Psikolojik bozukluklar

2-Oligospermi (Sperm sayısının azlığı)

  • İdiopatik (nedeni bilinmeyen)
  • Kriptorşidizm
  • Varikosel
  • İlaçlar
  • Sistemik enfeksiyonlar
  • Endokrinolojik hastalıklar

3-Azospermi (Sperm sayısının ileri derecede azlığı):

  • Seminifer Tübüler Skleroz (Klinefelter Sendromu)
  • Germinal aplazi (idiopatik, ilaç, radyasyon, mozaik Klinefelter Sendromu, XYY sendromu)
  • Gelişimin durması (idiyopatik, XYY sendromu, v arikosel)
  • Duktal obstrüksiyon (kanallardaki tıkanıklıklar)
  • Endokrinolojik hastalıklar

4-Normal sperm olmasına rağmen gebeliğin olmaması:

  • Kadına ait nedenler
  • Normal ve düzenli cinsel birlikteliğin olmaması
  • Akrozomal bozukluklar
  • İmmünolojik nedenler
  • Açıklanamayan

5-Astenospermi  (Spermlerin hareketinin azalması):

  • Sperm yapısal defekti
  • İdiyopatik
  • Genital enfeksiyonlar
  • Antisperm antikorlar
Tüp bebek tedavisinde hormonal değerlendirme

Tüp bebek tedavisinde hormonal değerlendirme önemlidir. Erkeğe bağlı kısırlıkta hormonal bozukluk %3 oranında görülür. Sperm sayısının 5 milyon/ml'den az olduğu durumlarda hormonal inceleme yapılmalıdır. Sekonder seks karekterleri normal, libido ve ereksiyon fonksiyonu normal, sperm sayısı 5-10 milyon/ml'den fazla ise hormonal değerlendirme yapılmasına gerek yoktur.

Hormonal Değerlendirme

Klinik Durum

FSH

LH

Erkeklik hormonu

Normal / Tıkanıklık

Normal

Normal

Normal

Spermatojenik Yetmezlik

Yüksek

Normal

Normal

Testiküler Yetmezlik

Yüksek

Yüksek

Normal ya da Düşük

Hipogonadizm

Çok Düşük

Çok Düşük

Çok Düşük

Hastanın hikaye ve muayene bulgularına göre geçirilmiş ya da mevcut idrar yolu enfeksiyonu ya da genital sistem enfeksiyonu şüphesi varsa idrar, kan ve sürüntü analizleri yapılıp mutlaka gerekli tedavi verilmelidir.

Transrektal ultrasonografi ile de prostat bezi içindeki patolojiler belirlenebilir. Özellikle tıkanıklığa bağlı azosperminin düşünüldüğü, semen miktarının 1cc'den az olduğu durumlarda yapılmalıdır.

Testis biopsisi azospermi ve normal FSH değerleri olan hastalarda kanal tıkanıklıklarının testisteki patolojilerden ayırt edilmesinde kullanılır. Günümüzde mikroenjeksiyon TESE uygulamalarının yaygınlaşması ile testis biopsisi oldukça nadir yapılmaktadır.

İnfertil erkek hastalarda %6 oranında, azopermik olanlarda ise %10-15 oranında genetik yapı anormalliği görülür. Sperm sayısı 5 milyon/ml'dan düşük olan hastalarda genetik yapıyı ortaya çıkaran karyotip analizi yapılmalıdır.

Günümüzde artık ICSI (İntrastoplazmik Sperm İnjeksiyonu) ile gebelik oranları  oldukça iyi olmasından dolayı erkeklere bağlı faktörlerin yeterince incelenmesi  ve tedavisi yapılmamaktadır. Fakat bu yöntemler ileri teknoloji ve yüksek maliyet gerektirdiğinden öncelikli olarak erkek faktörünün detaylı değerlendirilmesi ve bulunan patolojilerin tedavisini yapmak gerekir.

Sperm değerleri tedavi ile düzeltilemiyorsa ve tüp bebek uygulamasına karar verilmişse, spermler cerrahi yolla alınabilir. Sperm elde etmek için kullanılan yöntemler şunlardır;

Tüp Bebek Tedavisinde Mikrocerrahi

Tüp bebek tedavi yöntemleri ile artık mikro cerrahi kullanarak testisten sperm elde etmek mümkündür. Epididimden açık mikrocerrahi yöntem ile sperm elde edilir. Tıkanıklığa bağlı azospermide tercih edilir. Açık cerrahiye bağlı kanama, enfeksiyon, ağrı, yapışıklık gibi riskleri olabilir.

1-MESA (Mikrocerrahi ile epididimal sperm aspirasyonu): Epididimden açık mikrocerrahi yöntem ile sperm elde edilir. Tıkanıklığa bağlı azospermide tercih edilir. Açık cerrahiye bağlı kanama, enfeksiyon, ağrı, yapışıklık gibi riskleri olabilir.

2-PESA (Perkütan epididimal sperm aspirasyonu): Tıkanıklığa bağlı azospermide tercih edilir. Minimal invazif cerrahi bir tekniktir. Sperm elde etmek için etkili ve güvenli bir yöntemdir. 15 dakikada lokal anestezi ile gerçekleştirilebilir. Fakat canlılığını yitirmiş spermler de alınabileceğinden artık günümüzde tercih edilmemektedir.

3-TESA (Testiküler sperm aspirasyonu): Epididimin MESA ya da PESA gibi yöntemlere uygun olmadığı ve sperm üretiminin var olduğu bilinen durumlarda uygulanan minimal invaziv girişimdir. Lokal anestezi altında ince bir iğne yardımı ile yapılır. Komplikasyon riski düşüktür.

4-TESE (Testiküler sperm estraksiyonu): Açık cerrahi yöntem ile testisten çoklu biopsi tekniği ile alınan doku parçalarının eş zamanlı olarak bir kapta parçalanarak içlerinden sperm elde edilmesi yöntemidir. Özellikle tıkanıklık olmadan olan azospermisi olan hastalara ICSI için sperm sağlanabilmesi için uygulanır. TESE işleminden sonra testis içindeki hormon oranları baskılanacağı için sperm yapımı da baskılanır. TESE sonrası 6 ay testise bir iyileşme süresi verilmesi gerekir.

5-Mikro TESE: TESE işlemi klasik olarak testislerden çoklu parça alınarak uygulanan bir yöntemken, günümüzde bu işlem, operasyon mikroskobu altında 20-30 kat büyüterek yapılır.  İşlem içi hücre ile dolu seminifer tübüllerin diğer boş olanlardan daha geniş ve parlak beyaz görünmesi prensibinden yararlanarak yapılabilir. Bu işlemin adı mikrodiseksiyon TESE dir. Mikro TESE ile rastgele doku değil geniş tübüller toplanmakta ve böylece daha az doku alınarak testise daha az zarar verilmektedir.  Klasik TESE ye göre mikro TESE de sperm elde etme şansı %50 daha fazladır.

Tüp bebek tedavisi için yumurtaların geliştirilmesi (Ovülasyon indüksiyonu)

Tüp bebek tedavisinde ovülasyon indüksiyonu, yumurta gelişimi ve yumurtlamanın olmadığı ya da düzensiz olduğu kadınlarda yumurta gelişiminin çeşitli ilaçlar ile uyarılmasıdır. Bu şekilde yumurtlama sağlanmaya çalışılır. Buna karşın günümüzde yumurtlaması olan kadınlarda da kullanılır. Yumurta gelişiminin yönlendirilmesi, yumurtlamanın zamanlaması ya da yumurta ile spermin buluşma olasılığının arttırılabilmesi, bir yerine birkaç yumurta gelişiminin sağlanması için de kullanılmaktadır.

Yumurta gelişimi için kullanılan ilaçlar

1960 yılından beri kullanılan bir yumurta büyüten ilac yumurta gelişimi için en çok deneyime sahip olunan ilaçtır. Yumurta büyüten ilac beyindeki kadınlık hormonu reseptörlerine bağlanıp yalancı kadınlık hormonu düşüklüğü yaratarak yumurtaların büyümesini ve gelişimini sağlayan gonodotropinlerin (FSH, LH) artmasını sağlar. Böylece yumurta gelişimi sağlanır. Ucuz ve kolay kullanılabilir olması en büyük avantajıdır. Özellikle yumurtlama bozukluğu olan (polikistik over sendromu),diğer faktörlerin normal olduğu kadınlarda tercih edilir. Hipogonadotropik hipogonadizm hastalarında işe yaramaz.

Yumurta büyütücü ilac tedavisine adetin beşinci ünü başlanır. Adetin 5-9 günleri arası 5 gün kullanılması istenir. Günlük ilaç dozu hastanın yaşına, kilosuna ve yumurtalıklarının hassasiyetine göre 50-250 mg/gün olarak belirlenir. Günlük 5 tableti geçmemek gerekir. Tedavide amaç tek ya da iki yumurta elde etmektir.

Yumurta büyütücü ilac kullanımı ile yumurtlaması olmayan kadınlarda %80 yumurtlama elde edilir. İlacın kullanımının ardından folikül gelişimi belirli aralıklarla ultrasonografi ile takip edilir. Ultrasonografide 18-20 mm’lik follikül izlendiğinde OHSS (Overyan Hiperstimulasyon Sendromu) ve çoğul gebelik riski taşımıyorsa HCG (çatlatma iğnesi) yapılabilir.

Çatlatma iğnesi yapıldığı gün ve sonrasında iki gün boyunca cinsel ilişki önerilir. Yumurta büyütücü ilac artı aşılamada ise çatlatma iğnesini takiben 30-36 saat sonra aşılama yapılır. Eğer ultrasonografi ile takip imkanı yoksa son yumurta büyütücü ilac dozundan 5 gün sonra, bir hafta boyunca gün aşırı ilişki önerilir. Sorunun sadece yumurtlama bozukluğu olduğu genç kadınlarda bir ayda %40 gebelik elde edilmektedir. 6 aylık tedavi sonunda ise gebelik oranları %75’i bulmaktadır.

Yumurta büyütücü ilacın yan etkileri nelerdir?

  • Ateş basması,
  • Karında şişlik,
  • Bulantı-Kusma,
  • Başağrısı,
  • Göğüslerde hassasiyet,
  • Görme bozukluğu,
  • OHSS (Ovaryen Hiperstimulasyon Sendromu).

Yumurta büyütücü ilacın en önemli riskleri nelerdir?

Yumurta büyütücü ilac kullanımında en önemli riskler çoğul gebelik ve OHSS’dir. Çatlatma iğnesi yapılacağı gün kadınlık hormonu değeri 2000 pg/ml’nin üzerinde ise ya da 14 mm den büyük 5 ten fazla follikül ya da 5 mm’den büyük 10 dan fazla follikül varsa risk çok fazladır. Çatlatma iğnesi yapılmaz, cinsel ilişki engellenir ya da aşılama iptal edilir.

Yumurta büyütücü ilacın avantajları nelerdir?

  • Ekonomik olması,
  • Kullanım kolaylığı,
  • Takip kolaylığı,
  • Düşük OHSS riski,

Yumurta büyütücü ilacın dezavantajları nelerdir?

  • Kontrollü ilişki ve aşılama için tek follikül gelişimini sağlamasına rağmen, tüp bebekte gereken çoklu follikül gelişimini sağlayamaması durumu vardır.
  • Endometrium (rahim iç zarı) ve serviks (rahim ağzı) üzerinde olumsuz etkileri bulunur.
  • Yüksek iptal riski bulunur.

Yumurta büyütücü ilacın uzun süreli kullanımı önerilmemektedir. 6 aylık yumurtlamanın sağlandığı kullanıma rağmen gebelik sağlanamadıysa, infertiliteye neden olan etkenler tekrar gözden geçirilmeli ve farklı ilaçlar kullanılmalıdır.

Tüp bebek tedavisinde kullanılan ilaçlar
  1. Kadınlık hormonu alıcılarını uyaran ilaçlar: Bu ilaçlar beyinde özel bir merkezde kadınlık hormonu alıcılarına bağlanarak yumurta büyütücü hormonları miktarını artırırlar. Bu şekilde yumurtalarda büyüme sağlanır.
  2. Hormon benzeri ilaçlar: Bu ilaçlar beyinden salgılanan yumurtanın büyümesini sağlayan bazı hormonların benzerleridir. Yumurtalıkları doğrudan etkileyerek yumurtanın büyümesine neden olur. Tüp bebek tedavisi için kullanılan bu ilaçlar genellikle göbekten cilt altına ya da kalçadan yapılabilir.
  3. Yumurta büyümesini durduran ilaçlar: Yumurta büyütücü ilaçlar yumurtalıklara etki ederek olgun yumurta öncülerinin büyümesini sağlar. Doğal süreçte her ay bir yumurta seçilerek olgunlaşır. Eğer böyle olmasaydı her kadında birden çok yumurtlama olur ve bu da çoğul gebeliklere neden olurdu. Tüp bebek tedavisinde hastaya yumurta gelişimini sağlayan ilaç verildiğinde doğal süreçte olduğu gibi bir olgun yumurta öncüsü büyüyecek ve diğerleri baskılanacaktır. Fakat tüp bebek tedavisindeki amacımız olabildiğince çok yumurta elde ederek başarı şansını artırmaktır. Bunun için önde giden olgun yumurta öncüsünün çapı 13-14 mm olunca ikinci bir ilaca başlanır. Bu ilaç önde gelen olgun yumurta öncüsünü baskılayarak diğer yumurtaların gelişmesine olanak verir. Bu şekilde yumurta toplama işleminde olabildiğince çok yumurta toplamış oluruz. Bu ilaçlarda iğne şeklinde genellikle göbekten yapılır.
  4. Çatlatma iğnesi: Tüp bebek işleminde yumurtanın içinde olduğu folikül denen yapılar 17-18 mm boyutlarına gelince yumurtanın çatlamasını sağlamak için çatlatma iğnesi yapılır. Çatlatma iğnesinin içinde yumurtanın çatlamasını sağlayan bir hormon vardır. Bu hormon yumurtlamadan 48-72 saat önce yükselerek yumurtlama olayını tetikler. Bu nedenle yumurtlamayı tetiklemek için yumurta toplama işlemi öncesi çatlatma iğnesi yapılır. Tüp bebek tedavisinde çatlatma iğnesi göbekten tek doz şeklinde uygulanır. Soğuk zincir gerektirir. Buz dolabının kapağında saklanmalıdır.
  5. Tüp bebek tedavisinden sonra kullanılan ilaçlar: Tüp bebek tedavisinden sonra yani embriyo transferi sonrası embriyonun tutunmasını artırmak için bazı hormon içeren haplar, iğneler, kan sulandırıcı iğneler ve hormon içeren bantlar kullanılır. Bu ilaçların hangilerinin kullanılacağı doktorun seçimine göre belirlenir. Gebelik testi yapıldıktan sonra sonuç pozitif ise ilaçlara devam edilir. Gebeliğin ilerleyen dönemlerinde bazı ilaçlar bıraktırılır. Ya da hastanın durumuna göre gebelik boyunca da devam edilebilir. Eğer gebelik testinin sonucu negatif ise ilaçlar bırakılır.

Tüp bebek ilaçlarının kullanımında dikkat edilmesi gerekenler

Tüp bebek tedavisi yapılırken ilaç kullanımında dikkat edilmesi gereken bazı noktalar vardır. Çünkü birçok ilaç uygulaması olduğu için kafalar biraz karışabilir. Bu nedenle bu ilaçların dozları ve uyulama şekilleri mutlaka doktor tarafından bir çizelge şeklinde hastaya verilir. Ayrıca nasıl uygulayacağı doktor ya da deneyimli bir tüp bebek hemşiresi tarafından hastaya birebir gösterilir.

  • Tüp bebek ilaçları günlük düzenli açlıklarla yapılmalıdır.
  • Her gün aynı saatte yapmak gerekir.
  • İlacın bir günlük dozunu unutmak ya da saatinde yapmamak tedavinin başarı şansını düşürür. Bu durumda doktor mutlaka bilgilendirilmelidir.
  • İlacın saklama koşullarına dikkat etmek gerekir.
  • İlacın uygulama yerine dikkat etmek gerekir.
  • Bazı ilaçlar göbekten deri altına, bazıları kalçadan kas içine yapılır. Bazı ilaçlar yutulur, bazıları bant olarak kullanılır.
Tüp bebek tedavisinde göbekten yapılan iğneler
  • Hormon ilaçlarının çoğu cilt altına yapılır. Cilt altına ulaşmak için ince iğneler kullanılır. Bu iğneler oldukça küçük ve ince olduğu için yapılırken ağrıya sebep olmaz.
  • Göbek deliğinden yaklaşık olarak 3 parmak aşağı, 3 parmak yana doğru belirlenen bölgeye yapılır.
  • Her gün iğne yapıldığı için bir gün sağa bir gün sola yapılabilir.
  • Aynı gün birden çok iğne yapılması gerektiğinde aynı tarafa yapılabilir.
  • İğneyi yapmadan önce yapılacak alan dezenfekte edilir.
Tüp bebek ilaçlarının yan etlileri nelerdir?

Tüp bebek tedavisinde kullanılan ilaçlar bazen yumurtaların aşırı büyümesine neden olarak yumurtalıkların aşırı uyarılmasına yol açabilirler. Bu durumda karında sıvı birikir. Karın ağrısı, idrar yapamama, ileri durumlarda solunum güçlüğü gelişebilir. Bu nedenle bu ilaçlar doktor kontrolü olmadan kullanılmamalıdır. Tüp bebek ilaçlarının yan etkilerinden korunmak için düzenli ultrason kontrolleri ve kan tetkikleri yapılır.

Bu ilaçların başlıca yan etkileri şunlardır;

  • Bulantı, baş ağrısı, baş dönmesi, halsizlik, gibi yan etkiler de yapabilir.
  • Yumurtalıkların uyarılma durumu olmasa bile onları büyüterek kasıklarda ağrıya neden olabilirler.
  • İğnelerin yapıldığı yerde yanma, kızarıklık, uyuşma olabilir.
Tüp bebek tedavi şemaları

Tüp bebek tedavisinde tedavi şeması ve dozları belirlenirken şunlara dikkat edilmelidir.

  • Kadının yaşı.
  • Ultrason ile belirlenen yumurtalık rezervi.
  • Hormon değerleri.
  • Hastanın boyu ve kilosu.
  • Geçirilmiş yumurtalık cerrahisi.
  • Yumurtalıkta yer işgal eden kitle varlığı (kist, çikolata kisti gibi).
  • Önceki tedaviye yanıtı.
Tüp bebek tedavisinde kadının yaşı

Kadın yaşı ilerledikçe tüp bebek tedavisinde kullanılan doz miktarı artar. Ancak yaş tek başına baz alınan bir faktör değildir. Yumurtalık kapasitesini etkilediği için yaş önemlidir. Erken yaşlarda kötü yumurtalık kapasitesi olabileceği gibi ileri yaşlarda daha iyi yumurtalık rezervi olan hastalar vardır.

Tüp bebek tedavisinde yumurtalık kapasitesi

Vajinal yolla bakılan yumurtalık kapasitesi ile ilaçların etkili olması arasında doğru bir oran vardır. Vajinal yoldan bakılan ultrason ile yumurtalıklardaki folikül sayısı derecelendirilir.

  • Derece 4 yumurtalık: 10’un üzerinde antral folikül (gelişmemiş 2-3 mm’lik yumurta öncüsü) vardır. Tüp bebek tedavisinde ilaçlara yüksek yanıt gösterir. 15’in üzerinde antral folikül olduğu durumlarda OHSS gelişme riski vardır.
  • Derece 3 yumurtalık: Yumurtalıklarda 7-10 arasında antral folikül vardır. Tüp bebek tedavisine iyi yanıt verir.
  • Derece 2 yumurtalık: 4-6 arası antral folikül vardır. Tüp bebek tedavisine orta derecede yanıt verir.
  • Derece 1 yumurtalık: 4’ün altında antral folikül vardır. Tüp bebek tedavisine kötü yanıt verir.
Tüp bebek tedavisinde hormon seviyeleri

Yumurtalıkları uyaran hormon değerleri ile tedaviye yanıt, tedavide kullanılan protokoller ve kullanılan ilaç dozları arasında bağlantı vardır. Adetin 2-3’üncü günü bakılan yumurta uyarıcı hormon değerinin 10 mIU/ml’nin altında olması tüp bebek tedavisine iyi yanıt alınabileceğini gösterirken 11-15 mIU/ml arasında alınan yanıt orta düzeyde olur. Yumurta uyarıcı hormonun 15 mIU/ml üzerinde olması kötü yanıtın bir göstergesidir. Bu hastalara uygulanan ilaç protokolleri, kullanılan ilaçlar ve dozları farklıdır.

Tüp bebek tedavisinde hastanın boyu ve kilosu

Boyu ve kilosu az olan hastalarda tüp bebek tedavisinde daha düşük ilaç dozları kullanılır. Boy ve kilonun artması durumunda kullanılan ilaç dozları da buna uygun oranda artırılır. Özellikle polikistik over hastalığı olan hastalarda doz ayarlamasına oldukça dikkat etmek gerekir. Yüksek ilaç dozları kolaylıkla yumurtalıkların aşırı uyarılması durumu olan overyan hiperstimülasyon sendromuna yol açabilir.

Tüp bebekte uygulanan tedavi şemaları
  1. Uzun protokol: Tedaviye bir önceki adet döneminin yaklaşık 21. gününde başlanır. Verilen ilaçlar ile yumurtalıklar baskılanır. Adetin 2-3. günü ise yumurta büyütücü ilaçlar kullanılır. İlaç kullanım süresi uzundur. Tedaviyi kontrol etmek daha kolaydır. Yumurtaların içinde olan foliküllerin büyümesi 3-4 gün ara ile ultrasonla kontrol edilir. Yaklaşık 15-20 günlük ilaç tedavisinin ardından foliküller 18-19 mm’ye ulaşınca çatlatma iğnesi yapılır. 36 saat sonra yumurta toplama planlanır.
  2. Kısa protokol: Tedaviye adetin 2-3. günü başlanır. Günlük ilaç uygulamaları gerekir. Önce yumurta büyümesini sağlayan ilaçlar günlük olarak uygulanır. Önde giden folikül 13-14 mm olunca yumurtaların büyümesindeki dengeyi sağlayan antagonist ilaçlar tedaviye eklenir. İlaçlar yaklaşık 9-12 gün arasında kullanılır. Foliküller 18-19 mm’ye ulaştığında çatlatma iğnesi yapılır. Ve 36 saat sonra yumurta toplama planlanır.
  3. Kötü yumurtalık kapasitesi olan hastalarda kullanılan protokoller: Genellikle kısa protokoller kullanılır. Daha fazla sayıda ve daha kaliteli yumurta elde etmek için kullanılan farklı birçok protokol vardır. Bu tedavilere bazı tablet formunda ilaçlarda eklenebilir.
  4. Doğal yumurta yöntemi ile yapılan tüp bebek tedavisi: Genellikle kötü yumurtalık rezervi olan hastalarda tercih edilebilir. Doğal gelişen 1 ya da 2 folikül takip edilerek, yumurta toplama ve ICIS yapılır.
Tüp bebek tedavisi ne kadar sürer?

Tüp bebek tedavisine genellikle adetin 2-3’üncü günü başlanır. İlaç kullanım süresi genellikle 10-12 gündür. Çatlatma iğnesi yaptıktan 36 saat sonra yumurta toplama yapılır. 3-5 gün sonra ise embriyo transferi yapılır. Tedavinin başlangıcından embriyo transferine kadar geçen süre 15-20 gün civarındadır.

Transferden 12 gün sonra kanda gebelik testi yapılarak gebelik olup olmadığı anlaşılır. Bu sürede katıldığında tüp bebek tedavi süresi 25-35 gün arasında değişmektedir.

Tüp bebek tedavisinde kaç yumurta elde edilmeye çalışılır?

Yeterli sayıda yumurta miktarı değişkendir. Ortalama 10-12 civarında olmalıdır. Daha az olması tüp bebek tedavisinde başarı oranını düşürürken, daha fazla olması OHSS riskini artırır.

Tüp bebek tedavisinin aşamaları nelerdir?

Tüp bebek tedavisi birçok basamağı olan bir tedavidir. Bu nedenle tüp bebek tedavisine başlamadan tüm aşamalar hastaya anlatılmalıdır.  

  1. Hazırlık aşaması: Tüp bebek tedavisine karar verildikten sonra hastanın bir gebeliğe hazır olup olmadığı mutlaka değerlendirilmelidir. Gerekli kan testleri, ultrasonografi kontrolleri yapılmalıdır.
  2. Yumurta gelişimi için ilaç tedavi aşaması: Tüp bebek tedavisinde yumurta gelişimini sağlamak için ilaç uygulaması gerekir. İlaç tedavisine genellikle adetin 2-3’üncü günü ya da adetin 21’inci günü başlanır. Günlük düzenli aralıklarla ilaçlar yapılmalıdır. İlaçların yapılması genellikle hastaya öğretilir. Hasta kendi yapar. Yumurtanın büyümesini kontrol etmek için 2-3 günlük aralıklarla vajinal ultrason yapılır. Hasta bu süreçte 3-5 kez kontrole çağrılır. Karından yapılan abdominal ultrason yumurtaların durumunu değerlendirmek için yeterli bilgi sağlamaz. Bu nedenle vajinal ultrason tercih edilir. Yumurta gelişiminde amaç olabildiğince çok sayıda ve iyi kalitede yumurta elde etmektir. Sadece polikistik overi olan hastalarda çok sayıda yumurta elde edebilmek istenmez. Bu süreçte yumurtaların gelişimi ve OHSS riskini belirlemek için hormon testleri alınır. Bu hormonların seviyelerine ve ultrason görünümüne göre ilaçların doz ayarlaması yapılır. Yumurta gelişimi için ilaç kullanma süresi hastaya göre değişkenlik gösterebilir. Bu süre ortalama 9-12 gün kadardır. Yumurtalar 18-19 mm’ye ulaşınca çatlatma iğnesi göbekten tek doz yapılır. 36 saat sonra yumurta toplama işlemi planlanır. Bu süreçte baba adayının doktora gelmesi şart değildir.
  3. Yumurta toplama işlemi: 9-12 günlük ilaç kullanım sürecinden sonra yumurtaların iyice büyüdüğü düşünüldüğünde yumurtaların olgunlaşmasını sağlayan bir iğne olan tek doz çatlatma iğnesi yapılır. Bu iğnenin yapılmasından 36 saat sonra yumurta toplama işlemi planlanır. Çtlatma iğnesinin belirlenen saatte yapılmasına dikkat edilmelidir. Yanlış zamanda yapılması ya da unutulması tüp bebek tedavisinin iptaline neden olur.
Yumurta toplama işlemi nasıl yapılır?

Yumurta toplamadaki amaç folikül dediğimiz 16-20 mm’lik içerisinde yumurta hücresi ve özel bir sıvı bulunan küçük kesecikler içine girilerek yumurtaların alınmasıdır.

Tüp bebek tedavisinde yumurta toplama işleminin yapılabilmesi için özel düzenekler gerekir. Çünkü yumurtalıklar barsak, idrar kesesi, ana damarlar gibi birçok organın yanındadır. Bu organlara zarar vermeden yumurtaların toplanması gerekir. Diğer organlara zarar vermeden yumurtaları toplamak için bu işlemi ultrason ile görerek yapmak gerekir.

Yumurta toplamak için vajinal ultrason cihazının üzerine ince bir iğne yerleştirilir. Vajinal temizlik yapıldıktan sonra vajinal ultrason ile yumurtalıklara bakarken iğne ile foliküllere girilerek yumurtalar toplanır. İğnenin ucu negatif basınç sağlaması için bir aspitatöre bağlıdır. İğne foliküle girdiğinde negatif basınç ile folikül sıvısı aspire edilir. Elde edilen folikül sıvıları embriyolog tarafından mikroskop altında incelenir. Sıvının içindeki yumurta aranır. Bulunamadığı taktirde folikülün içi tekrar yıkanıp aspire edilerek yumurtanın gelmesi sağlanır.

Yumurta toplama işlemi öncesi yapılması gerekenler

  • Çatlatma iğnesi belirlenen gün ve saatte mutlaka yapılmalıdır.
  • Yumurta toplama işlemi çoğunlukla sedasyon anestezi altında yapılır.
  • Öncesinde 6-8 saatlik açlık gerekir. Bu dönemde hiçbir şey yiyip içilmemelidir.
  • İşlem öncesi gün duş alınmalı, parfüm ve deodorant kullanılmamalıdır.
  • Yumurta toplama işlemi tüp bebek laboratuvarının hemen yanında bağlantılı bir odada yapılır. Bu nedenle parfüm, deodorant, makyaj malzemeleri laboratuvar ortamını olumsuz etkileyebilir. OPU işlemine (yumurta toplanması) gelirken parfüm, deodorant kullanılmamalıdır. Makyaj yapılmamalıdır. Oje sürülmemelidir.
  • Yumurta toplama işlemi öncesi idrarın yapılması gerekir. İdrar kesesi boş olmalıdır.
  • Hastaneye gelirken gerekli evraklar (nüfus cüzdanı, nüfus kayıt örneği gibi) mutlaka getirilmelidir.
  • Baba adayından da yumurta toplama günü sperm örneği alınır. Alınan spermlerin kaliteli olması için işlemden 2-3 gün önce mastürbasyonla boşalması istenir.
  • Eğer sperm değerlerindeki problemler nedeniyle tüp bebek yapılıyorsa ve TESE gibi bir yöntemle spermler alınacaksa erkeğinde aç olması gerekir.
  • Mastürbasyonla boşalma sağlandıktan sonra cinsel ilişki önerilmez.
  • Bu dönemde sağlıklı beslenmeye özen gösterilmeli, yeterli sıvı alınmalı, sigara ve alkol kullanılmamalı, çay ve kahve miktarı günde 1-2 fincanı geçmemelidir.

Yumurta toplama işlemi sonrası yapılması gerekenler

  • İşlem sonrası anne adayı 2-3 saat hastanede takip edilerek evine gönderilebilir.
  • İşlemden 2-3 saat sonra anestezinin etkisi geçtikten ve hastanın durumu normale döndükten sonra her şey yenilip içilebilir.
  • Eve gidilince ayaktan duş şeklinde banyo yapılabilir.
  • Bu dönemde denize, havuza ve hamama girmek yasaktır.
  • Cinsel ilişki yasaktır.
  • Yumurta toplama işleminden sonra hafif lekelenme şeklinde kanama gelebilir. Yoğun kanama olması normal değildir.
  • Doktorun önerdiği ilaçlar düzenli kullanılmalıdır.

Yumurta toplama işleminden sonra hangi durumlarda doktora haber verilmelidir?

  • İşlemden sonra hafif kasık ağrısı normaldir. Şiddetli bir ağrı olması acil durumdur.
  • Baş dönmesi, yoğun halsizlik, bayılma hissi olduğunda,
  • İdrar yapmada sorun varsa,
  • 37,5 üzeri ateş olması,
  • Karında şişkinlik, bulantı ve kusma varsa,
  • Kullanılan ilaç ile ilgili bir şey sorulmak istendiğinde doktora bilgi vermek gerekir.

Yumurta toplama işleminin komplikasyonları nelerdir?

Kanama: Yumurtalıkların büyümesi ile birlikte yumurtalıklara giden damarlarda da genişleme meydana gelir. Yumurta toplama işlemi yapılırken damarlar dan uzak durulmaya çalışılır. Tüm dikkate rağmen nadiren de olsa kanama meydana gelebilir. İşlemden sonra kanama açısından hasta birkaç saat takip edilir.

Enfeksiyon: Nadiren de olsa pelvik enfeksiyon ve apse görülebilir. Bunu önlemek için işlem öncesi vajina temizlenir. İşlem sonrası antibiyotik tedavisi verilir.

Yumurtalığın dönmesi (over torsiyonu): Hormonal ilaçlarla yumurtalıkların büyümesi nedeniyle yumurtalıklar daha hareketli hale gelir. Çünkü yumurtalıklar bir bağ ile karna bağlıdır. Bu bağın içinden damarlar geçer. Yumurtalığın büyük boyutlara ulaşması nedeniyle bu bağ etrafında dönebilir. Yumurtalık dönünce yumurtalığa giden damarlarda akım kesilir. Ve gangren başlar. Bu durum şiddetli ağrı ile kendini gösterir. Tespit edilip. Yumurtalığın eski haline çevrilmesi gerekir. Tespit edilmediği taktirde yumurtalık kaybedilebilir.

Yumurta toplama işlemi uyutularak mı yapılır?

Yumurta toplama işlemi genel anestezi ve sedasyon anestezi altında uyutularak yapıldığı gibi sadece o bölge uyuşturularak ta yapılabilir. Hangi yöntemin kullanılacağı hasta ile konuşulup karar verilir.

Yumurta toplama işlemi ne kadar sürer?

Yumurta toplama işlemi süresi folikül sayısına göre değişmektedir. Ortalama 15 dakika sürer.

Tüp bebek tedavisinde dölleme aşaması

Yumurtalar toplandıktan sonra embriyologlar tarafından seçilir. 6 saat içerisinde sperm hücreleri ile döllenir. Dölleme için tercih edilen yöntemler şunlardır;

  • Klasik inseminasyon: Bu yöntemde sperm ve yumurtalıklar aynı ortama bırakılır. Spermler yumurtaları hiçbir yardım almadan kendiliğinden döller. Elde edilen embriyonun kaliteli olma oranı yüksektir. Fakat hiç döllenme olmayabilir. Ve tedavi yarıda kalabilir. Günümüzde pek tercih edilmemektedir.
  • ICSI (mikroenjeksiyon yöntemi): Mikroenjeksiyon yönteminde spermler önce mikroskop altında incelenir. Yapı olarak en iyisi ve düzgünü seçilir. Mikroskop altında ince bir kanül ile yumurtanın içine girilerek sperm enjekte edilir. Mikroenjeksiyon yöntemi sperm sayı, hareketlilik ve fonksiyon bozukluğu olan erkeklerde tercih edilir. Bu bozuk spermler kendiliğinden yumurtaya doğru hareket edip ulaşamaz. Ulaşsa bile yumurta zarını delip içeri giremez. Mikroenjeksiyon yöntemi günümüzde çoğu tüp bebek tedavisinde kullanılmaktadır. Klasik inseminasyona tercih edilmektedir.
  • IMSI (Morfolojik olarak seçilen spermin enjeksiyonu): IMSI yönteminin tekniği ICSI ile aynıdır. Sperm hücreleri 6000 kez büyütülerek detaylı incelenir. Bu şekilde döllenme için en iyi sperm seçilir. Hareket, sayı ve fonksiyon bozukluğu olan hastalarda tercih edilir. ICSI, IMSI gibi yöntemlerin gelişmesi ile birlikte erkek kısırlığında önemli gelişmeler kaydedilmiştir. Erkek için uzun, çözümsüz ve yorucu birçok tedavinin (ameliyatlar ve uzun hormon tedavileri) yapılmamasını sağlamıştır.

Embriyonun laboratuvarda gelişme süreci

Döllenme işlemi olduktan bir gün sonra yumurtalar kontrol edilir. Döllenme olup olmadığı belirlenir. Bu dönemde aile aranarak kaç yumurtanın döllendiği hakkında ve transfer zamanı hakkında bilgi verilir. Embriyolar laboratuvarda inkübatör denilen alanlarda saklanır ve gelişmesi takip edilir.

Bu gelişim ve takip süreci embriyoskop adı verilen bir cihazla daha iyi olarak sağlanmaktadır. Günlük embriyoların gelişimini takip etmek için embriyolar inkübatörden çıkartılır. Bu sırada embriyolar dış ortama maruz kalır. Bu durum embriyoların kalitesini bozabilir. Embriyoskop ile tüm embriyolar çıkartılmadan ve dış ortama maruz kalmadan kameralı mikroskoplarla izlenir. Embriyoskopta takip edilen embriyonun kaliteli olma ihtimali yüksektir. 

Tüp bebek tedavisinde embriyo transferi

Embriyo transferini planlamak için döllenmiş yumurta sayısı ve oluşan embriyonun kalitesi değerlendirilir. Yumurta toplama işleminden sonra 2, 3, 4, 5 ve 6’ıncı günlerde embriyo transferi yapılabilir. Herkes için başarı şansının yüksek olduğu embriyo transfer günü farklıdır. Hastaya göre bu gün değişir. Bazı kadınlarda 2’inci gün ya da 3’üncü gün gebelik şansı yüksekken bazı kadınlarda 5’inci gün transferde başarı şansı yüksektir.

Tüp bebek tedavisinde embriyo transferi öncesi kaç embriyo transfer edileceği ve transfer edilecek embriyoların kalitesi hakkında aileye bilgi verilir. Yasal olarak 35 yaşına kadar tek embriyo transferi yapılabilirken 35 yaşından sonra 2 embriyo transfer edilebilir.

Embriyo transferi için gün ve saat planlanır. Ailenin yarım ile 1 saat önceden hastanede olması yeterlidir. Embriyo transferi için önceden saat belirlenir fakat saate tam olarak uymak şart değildir.

Tüp bebek tedavisinde embriyo transferi ne kadar sürer?

Embriyo transferi için hastanın bir miktar idrarının olması gerekir. İdrara sıkışık olmak rahmin düzleşmesini sağlayarak kanülün daha rahat yerleşmesini sağlar. Ayrıca rahim içi zar ultrason ile daha rahat görülebilir. Kişi jinekolojik masaya alınır. Muayene aleti vajinaya yerleştirilir. Vajinal temizlik yapıldıktan sonra rahim ağzındaki salgılar temizlenir.

SORU SORABİLİRSİNİZ
  • Ö
    Özlem06.04.2019

    Ücretsiz ön görüşme yapılıyor mu??

    OP. DR. FUNDA YAZICI EROL

    Evet. Ücretsiz ön görüşme talebi ve randevu için lütfen 0 242 322 97 73 numaralı sabit hattımız dan bize ulaşınız.

  • E
    Emrah04.04.2019

    Tüp bebek toplam maliyeti nekadar acaba ayrıca konaklama imkanınız varmı

    OP. DR. FUNDA YAZICI EROL

    Tüp bebek fiyatları ve detaylı bilgi için lütfen 0 242 322 97 73 numaralı sabit hattımız dan bize ulaşınız.

  • R
    Rüya29.03.2019

    Tüp bebek istiyorum fiyat ney

    OP. DR. FUNDA YAZICI EROL

    Tüp bebek fiyatları hakkında detaylı bilgi için lütfen 0 242 322 97 73 numaralı sabit hattımızdan bize ulaşınız.

  • N
    Nurum23.03.2019

    Merhaba lar doktor hanım tüp bebek yöntemi ile 23 aylık bir kızım var bu işlemi yapan Doktorum yurt dışında yerine bakan doktor ile 2 ay önce donrurulmuş embriyo transferi yapıldı fakat tutmadı şuan iki adet embriyo var transfer işlemini gerçekleştirirmisiniz ben randevu almak istiyorum sizden

    OP. DR. FUNDA YAZICI EROL

    Tüp bebek tedavisi detayları ve randevu için lütfen 0 242 322 97 73 numaralı sabit telefonumuzdan bize ulaşınız.

  • R
    Rabia19.03.2019

    Eşimin sperm sayısı azmiş doktor tüp bebek dedi siz kaç paraya yapıyorsunuz

    OP. DR. FUNDA YAZICI EROL

    Tüp bebek tedavisi fiyatları için lütfen 0 242 322 97 73 numaralı sabit hattımız dan detaylı bilgi alabilirsiniz.

  • H
    Hakan17.03.2019

    İyi günler hocam ben Almanya’dan yazıyorum. Acaba bu tüp bebek tedavisinin ücretini öğrenebilirmiyim ve size whatsapptan ulaşma imkanımız varmı. Şimdiden teşekkürler

    OP. DR. FUNDA YAZICI EROL

    Tüp bebek tedavi fiyatları için lütfen +90 (242) 322 97 73 numaralı sabit hattımız dan bize ulaşınız.

  • B
    Blackpearl06.03.2019

    Merhaba 1972 doğumluyum iki doğum yaptım en son doğumum 2000 tarihinde oldu sezeryanla son doğumda o sırada tüplerim bağlandı kendi isteğimle..şimdi tekrar anne olmak istiyorum yaşım buna uygun mudur.. teşekkür ederim

    OP. DR. FUNDA YAZICI EROL

    47 yaşında tüp bebek tedavisi için uygun olup olmadığınızı anlamak için hormonlarınıza ve yumurtalıklarınıza bakmak gerekir.

  • G
    Gul25.02.2019

    özel olarak görüşülebilir mi

    OP. DR. FUNDA YAZICI EROL

    Evet

  • M
    Mustafa07.02.2019

    Selam funda hocam sizi sosyal medya üzerinden tesadüfen gördük ve eşimle ilgi ile takip ediyoruz muayene ücretini öğrenebilirmiyiz? Çünkü maddi imkanlarımız az asgari ücretle tek gelirimiz bu manavgat tan gelmeyi düşünmekteyiz.5 yıldır evli ve çocuğumuz olmuyor.manavgatta gitmediğimiz doktor kalmadı.yardımcı olabilirseniz en azından sorunumuzun teşhisini koymamız adına bile olsa duacınız oluruz çok istiyoruz çocuk sahibi olmayı artık zaman geçtikçe de üzüntümüz artmakta

    OP. DR. FUNDA YAZICI EROL

    Şimdiye kadar yapılmış olan tetkiklerinizle birlikte 0 242 322 97 73 numaralı sabit hattımız dan bize ulaşarak randevu alabilirsiniz. Tüp bebek tedavisi fiyatları hakkında lütfen sabit hattımız dan bizi arayınız bilgi verecegiz.

  • M
    Mehmet Zeybek06.02.2019

    Tüp bebek tedavisi ne kadar tutuyor

    OP. DR. FUNDA YAZICI EROL

    Tüp bebek tedavi fiyatları hakkında detaylı bilgi için lütfen 0 242 322 97 73 numaralı sabit hattımız dan bize ulaşınız.

SORU SOR
Basından Videolar

Kadın sağlığı, gebelik ve tüp bebekle ile ilgili TV programlarımız merakla takip edilmektedir.

Yorum ve Fiyat Talebi Formu

Formu doldurup gönderdikten sonra size geri dönüş sağlanacaktır. Bizi tercih ettiğiniz için teşekkür ederiz.

Op. Dr. Funda Yazıcı ErolOp. Dr. Funda Yazıcı ErolDoğum - Gebelik ve Kadın Hastalıkları Uzmanı
0242 322 97730536 439 6621