
İntrauterin gelişme geriliği, tıbbi kısaltmasıyla IUGR, anne karnındaki bebeğin gebelik haftasına göre beklenen büyüme hızına ulaşamaması durumudur. Halk arasında “bebek anne karnında küçük kalıyor” şeklinde ifade edilir. IUGR, tek başına bir hastalık değil, genellikle altta yatan bir sorunun sonucu olarak ortaya çıkan klinik bir tablodur.
İntrauterin gelişme geriliği, her küçük bebeğin IUGR olduğu anlamına gelmez. Bazı bebekler genetik olarak küçük olabilirken tamamen sağlıklıdır. IUGR’de esas sorun, bebeğin potansiyel büyüme kapasitesinin altında kalmasıdır. Bu nedenle doğru tanı, dikkatli izlem ve zamanında müdahale büyük önem taşır.
Bu yazıda intrauterin gelişme geriliğinin ne olduğu, nedenleri, türleri, tanı kriterleri, anne ve bebek üzerindeki etkileri, izlem ve tedavi yaklaşımları ayrıntılı şekilde ele alınacaktır.
İntrauterin gelişme geriliği, bebeğin ağırlık, boy ve baş çevresi gibi ölçümlerinin, gebelik haftasına göre 10. persantilin altında olması durumunda gündeme gelir. Ancak tanı yalnızca tek bir ölçüme bakılarak konmaz; büyüme hızının seyri ve eşlik eden bulgular birlikte değerlendirilir.
Özetle IUGR, bebeğin anne karnında yeterli besin ve oksijen alamaması nedeniyle büyümesinin kısıtlanmasıdır.
Bu iki kavram sıkça karıştırılır.
SGA (Small for Gestational Age) gebelik haftasına göre küçük olan bebekleri tanımlar. Ancak SGA bebeklerin bir kısmı sağlıklıdır ve sadece genetik olarak küçüktür.
IUGR ise patolojik bir durumu ifade eder. Bu bebekler potansiyel büyüme hızlarını yakalayamaz ve çoğu zaman altta yatan bir sorun vardır.
Yani:
Bu ayrım, takip ve doğum kararları açısından son derece önemlidir.
IUGR, gebeliklerin yaklaşık yüzde 5–10’unda görülür. Görülme sıklığı, toplumun sosyoekonomik durumu, anne sağlığı ve gebelik takibinin kalitesine göre değişir.
Plasental yetmezlik, preeklampsi ve kronik anne hastalıklarının yaygın olduğu gebeliklerde IUGR riski daha yüksektir.
IUGR, ortaya çıkış zamanı ve bebeğin etkilenme şekline göre iki ana gruba ayrılır.
► Simetrik IUGR
Simetrik IUGR genellikle gebeliğin erken dönemlerinde başlar. Bebeğin baş çevresi, boyu ve kilosu birlikte küçüktür. Bu durum çoğu zaman genetik anomaliler, kromozom bozuklukları veya erken gebelikte geçirilen enfeksiyonlarla ilişkilidir.
Bu grupta bebeğin tüm vücut ölçümleri orantılı şekilde geridir.
► Asimetrik IUGR
Asimetrik IUGR daha sık görülür ve genellikle gebeliğin ikinci yarısında ortaya çıkar. Bu tabloda bebeğin baş çevresi genellikle normal sınırlardayken, karın çevresi ve kilo daha belirgin şekilde geridir.
Bu durum bebeğin hayati organlarını korumaya çalıştığını gösterir ve çoğunlukla plasental yetmezlik ile ilişkilidir.
IUGR’nin nedenleri üç ana grupta incelenir: anneye ait, plasentaya ait ve bebeğe ait nedenler.
► Anneye Ait Nedenler
Anne adayında bulunan bazı hastalıklar bebeğin büyümesini olumsuz etkileyebilir. En sık görülenler:
Bu faktörler, plasentaya giden kan akımını bozarak bebeğin yeterli besin ve oksijen almasını engeller.
► Plasentaya Ait Nedenler
Plasenta, bebeğin büyümesinde kilit rol oynar. Plasental yetmezlik, IUGR’nin en sık nedenlerinden biridir.
bebeğe giden kan akımını azaltabilir.
► Bebeğe Ait Nedenler
Bebeğin kendisine ait bazı durumlar da IUGR’ye yol açabilir:
Bu nedenlerle gelişen IUGR genellikle erken dönemde başlar ve simetrik tiptedir.
IUGR çoğu zaman anne adayında belirgin bir şikâyete yol açmaz. Tanı genellikle rutin ultrason kontrollerinde konur.
Ancak bazı durumlarda:
anne adayı tarafından fark edilebilir. Özellikle bebek hareketlerinde azalma acil değerlendirme gerektirir.
Tanı, düzenli gebelik takibi sayesinde konur. En önemli araç ultrasondur.
Tanıda kullanılan yöntemler şunlardır:
Bu veriler birlikte değerlendirilerek IUGR tanısı netleştirilir.
Doppler ultrason, bebeğin plasenta ile olan dolaşımını gösterir. Göbek kordonu ve beyin damarlarındaki kan akım değişiklikleri, bebeğin ne kadar risk altında olduğunu anlamada kritik rol oynar.
Bazı Doppler bulguları doğum zamanlaması açısından yol göstericidir.
İntrauterin Gelişme Geriliği Bebeği Nasıl Etkiler?
IUGR’li bebeklerde bazı riskler artmıştır:
Uzun vadede ise bazı çocuklarda öğrenme güçlükleri ve metabolik hastalık riski artabilir. Ancak bu riskler her IUGR bebekte aynı değildir ve erken tanı-iyi takip sonuçları belirgin şekilde iyileştirir.
IUGR’nin tek başına “tedavisi” yoktur. Amaç, altta yatan nedeni mümkün olduğunca kontrol altına almak ve bebeği güvenli şekilde izlemektir.
Tedavi ve takip yaklaşımı şunları içerebilir:
Bazı durumlarda bebeğin anne karnında kalmasının riskleri arttığında, erken doğum gündeme gelebilir.
Doğum zamanı, gebelik haftası, Doppler bulguları ve bebeğin genel durumu dikkate alınarak belirlenir.
Amaç, bebeği mümkün olan en güvenli haftada ve en uygun koşullarda doğurtmaktır. Erken doğum kararı her zaman anne ve bebek için yarar-risk dengesi gözetilerek verilir.
Her IUGR vakası önlenemez. Ancak bazı önlemler riski azaltabilir:
Daha önce IUGR yaşamış kadınlarda sonraki gebeliklerde risk bir miktar artar. Ancak bu her gebelikte tekrar edeceği anlamına gelmez. Risk, altta yatan nedene bağlıdır.
1. İntrauterin gelişme geriliği bebeğin kalbinin durmasına neden olur mu?
Ağır ve kontrolsüz vakalarda risk artabilir, ancak her IUGR bu sonuca yol açmaz.
2. IUGR’li bebek normal doğabilir mi?
Bebeğin durumu uygunsa evet, ancak çoğu zaman doğum şekli bebeğin iyilik haline göre belirlenir.
3. IUGR doğumdan sonra düzelir mi?
Bazı bebekler doğumdan sonra hızlı toparlanır, bazıları ise daha uzun süre izlem gerektirir.
4. IUGR ile plasental yetmezlik aynı şey mi?
Hayır. Plasental yetmezlik IUGR’nin en sık nedenlerinden biridir, ancak aynı kavram değildir.
Yazar: Dr. Funda Yazıcı Erol, 07/01/2026 20:55