
Plasental yetmezlik, gebelikte anne ile bebek arasındaki hayati bağlantıyı sağlayan plasentanın görevlerini yeterince yerine getirememesi durumudur. Plasenta, bebeğin oksijen, besin maddeleri ve hormon ihtiyacını karşılayan; aynı zamanda atık maddelerin uzaklaştırılmasını sağlayan son derece önemli bir organdır. Bu organın işlevlerinde meydana gelen bozulmalar, bebeğin gelişimini doğrudan etkileyebilir.
Plasental yetmezlik her gebelikte görülen bir durum değildir; ancak ortaya çıktığında anne ve bebek sağlığı açısından ciddi sonuçlar doğurabilir. Özellikle bebeğin büyümesinde gerilik, amniyotik sıvı azalması, erken doğum ve ileri durumlarda anne karnında bebek kaybı ile ilişkilendirilebilir. Bu nedenle plasental yetmezlik, erken tanı ve yakın takip gerektiren önemli bir gebelik komplikasyonudur.
Bu yazıda plasental yetmezliğin ne olduğu, nedenleri, nasıl geliştiği, belirtileri, tanı yöntemleri, anne ve bebek üzerindeki etkileri, tedavi ve takip yaklaşımları ayrıntılı şekilde ele alınacaktır.
Plasenta, gebeliğin erken dönemlerinde oluşmaya başlayan ve doğuma kadar görev yapan geçici bir organdır. Anne rahminde bebeğe bağlı olarak gelişir ve göbek kordonu aracılığıyla bebekle bağlantı kurar.
Plasentanın temel görevleri şunlardır:
Bu görevlerin sağlıklı şekilde yerine getirilebilmesi için plasentanın yapısının ve kan dolaşımının yeterli olması gerekir.
Plasental yetmezlik, plasentanın bu görevleri yeterli düzeyde yerine getirememesi anlamına gelir. Bu durum, plasentanın yapısal bozukluklarına, kan akımındaki yetersizliklere veya anneye ait bazı hastalıklara bağlı olarak gelişebilir.
Plasental yetmezlik çoğu zaman kronik bir süreçtir ve haftalar içinde yavaş yavaş gelişir. Nadiren ani gelişen tablolar da görülebilir. Kronik plasental yetmezlikte bebek yeterli oksijen ve besin alamaz; bu durum bebeğin büyümesini ve genel sağlığını olumsuz etkiler.
Plasental yetmezliğin görülme sıklığı net bir oranla ifade edilememekle birlikte, gebeliklerin yaklaşık yüzde 5–10’unda plasentayla ilişkili dolaşım problemleri saptanabilir. Bu oran, riskli gebeliklerde daha yüksektir.
Özellikle hipertansiyon, preeklampsi, diyabet ve çoğul gebeliklerde plasental yetmezlik riski artar.
Plasental yetmezliğin gelişiminde hem anneye hem de plasentaya ait faktörler rol oynar. En sık nedenler şunlardır:
Normal bir gebelikte, gebelik ilerledikçe plasentaya giden kan akımı artar. Bu artış, bebeğin büyüme hızına uyum sağlar. Plasental yetmezlikte ise bu uyum bozulur. Plasenta yeterince genişleyemez veya damar yapısı gereken şekilde gelişmez.
Sonuç olarak bebeğe ulaşan oksijen ve besin miktarı azalır. Bebek, bu duruma uyum sağlamak için bazı organlara öncelik tanır. Özellikle beyin korunmaya çalışılırken, diğer organların büyümesi yavaşlayabilir.
Plasental yetmezlik anne adayında çoğu zaman belirgin bir şikâyete yol açmaz. Belirtiler genellikle bebeğe ait bulgular üzerinden fark edilir.
En sık görülen belirtiler şunlardır:
Plasental yetmezlik bebeği doğrudan etkileyen bir durumdur. En sık görülen sonuç intrauterin gelişme geriliğidir. Bu bebekler gebelik haftasına göre daha küçük ölçülür.
Ayrıca şu riskler artabilir:
Bu nedenle plasental yetmezlik saptanan gebeliklerde yakın izlem hayati önem taşır.
Plasental yetmezlik doğrudan anne için tehlikeli bir durum olmayabilir; ancak çoğu zaman altta yatan anne hastalıklarıyla birlikte seyreder. Özellikle preeklampsi ile birlikteliğinde anne sağlığı açısından da ciddi riskler söz konusu olabilir.
Yüksek tansiyon, böbrek fonksiyon bozukluğu ve pıhtılaşma problemleri bu tabloda daha sık görülür.
Plasental yetmezlik tanısı tek bir testle konmaz. Klinik bulgular ve görüntüleme yöntemleri birlikte değerlendirilir.
Tanıda kullanılan başlıca yöntemler şunlardır:
Bu yöntemler sayesinde plasentanın bebeği ne ölçüde destekleyebildiği anlaşılır.
Plasental yetmezliğin kesin bir tedavisi yoktur. Amaç, bebeği mümkün olan en güvenli şekilde takip etmek ve gebeliği uygun haftaya kadar sürdürmektir.
Tedavi ve takip yaklaşımı şunları içerebilir:
Her plasental yetmezlik önlenemez. Ancak bazı risk faktörlerinin kontrol altına alınması riski azaltabilir.
plasental yetmezlik riskini azaltmada önemlidir.
Daha önce plasental yetmezlik yaşamış kadınlarda sonraki gebeliklerde risk bir miktar artabilir. Ancak bu her zaman tekrar edeceği anlamına gelmez. Risk, altta yatan nedenin devam edip etmemesine bağlıdır.
Bu nedenle sonraki gebelikler daha yakın takip edilir.
Gebelikte aşağıdaki durumlarda mutlaka doktora başvurulmalıdır:
1. Plasental yetmezlik bebeğin kalbinin durmasına neden olur mu?
İleri ve kontrolsüz durumlarda risk artabilir, ancak her plasental yetmezlik bu sonuca yol açmaz.
2. Plasental yetmezlikte normal doğum mümkün mü?
Bebeğin durumu uygunsa mümkündür, ancak çoğu zaman doğum şekli bebeğin iyilik haline göre belirlenir.
3. Plasental yetmezlik erken doğum gerektirir mi?
Bazı durumlarda evet. Amaç bebeği en güvenli zamanda doğurtmaktır.
4. Plasental yetmezlik doğumdan sonra geçer mi?
Evet. Plasenta doğumla birlikte vücuttan ayrılır ve sorun gebelikle sınırlıdır.
Yazar: Dr. Funda Yazıcı Erol, 06/01/2026 21:37