
Gebelik sürecinde ortaya çıkan bazı sağlık sorunları, görüntüleme yöntemlerine ihtiyaç duyulmasına neden olabilir. Ultrason çoğu zaman ilk tercih olsa da, bazı durumlarda manyetik rezonans görüntüleme yani MR gündeme gelir. Bu noktada anne adaylarının aklına genellikle şu soru gelir: “Gebelikte MR çektirmek bebeğe zarar verir mi?”
MR, röntgen veya bilgisayarlı tomografi gibi radyasyon içeren bir yöntem değildir. Ancak güçlü manyetik alanlar ve radyo dalgaları kullanması nedeniyle gebelikte güvenliği konusunda soru işaretleri oluşabilir. Özellikle ilk trimesterde MR çekiminin güvenli olup olmadığı sıkça merak edilir.
Bu yazıda gebelikte MR’ın ne olduğu, nasıl çalıştığı, bebeğe zarar verip vermediği, hangi durumlarda gerekli olabileceği ve sık sorulan sorular ayrıntılı şekilde ele alınacaktır.
Manyetik rezonans görüntüleme, vücuttaki dokuların ayrıntılı görüntülerini elde etmek için güçlü manyetik alanlar ve radyo frekans dalgaları kullanan bir görüntüleme yöntemidir. MR’da iyonizan radyasyon kullanılmaz. Yani röntgen ve tomografide olduğu gibi DNA’ya doğrudan zarar veren X-ışınları söz konusu değildir.
MR cihazı, vücuttaki hidrojen atomlarının manyetik alan içindeki davranışlarını ölçerek görüntü oluşturur. Bu nedenle teorik olarak MR’ın biyolojik etkileri, radyasyon içeren yöntemlerden farklıdır.
Mevcut bilimsel veriler ışığında, gebelikte MR çekiminin bebeğe zarar verdiğine dair güçlü bir kanıt yoktur. Özellikle kontrastsız MR incelemeleri, gebelikte gerektiğinde güvenle kullanılabilen görüntüleme yöntemleri arasında kabul edilir.
Yıllardır yapılan gözlemsel çalışmalar, gebelik sırasında MR’a maruz kalan bebeklerde doğumsal anomali, gelişme geriliği, işitme kaybı veya nörolojik sorunlarda anlamlı bir artış göstermemiştir.
Bu nedenle gebelikte MR, gerekli durumlarda, özellikle ultrasonun yetersiz kaldığı alanlarda tercih edilebilir.
Gebelikte MR değerlendirmesi trimesterlere göre yapılır.
► İlk trimester, yani gebeliğin ilk 12 haftası, bebeğin organ gelişiminin olduğu kritik bir dönemdir. Bu nedenle teorik riskler nedeniyle mümkünse bu dönemde MR çekimi ertelenir. Ancak annenin sağlığını ilgilendiren acil veya ciddi bir durum varsa, kontrastsız MR ilk trimesterde de yapılabilir.
► İkinci ve üçüncü trimesterlerde MR çekimi daha yaygın olarak kullanılır. Bu dönemlerde MR’ın bebeğe zarar verdiğine dair bir risk gösterilmemiştir. Özellikle beyin, omurga, karın içi organlar ve plasenta değerlendirmesinde MR önemli bir tanı aracıdır.
MR’ın bebeğe zarar verip vermediği üç ana başlık altında değerlendirilir: manyetik alan, radyo frekans dalgaları ve ısınma etkisi.
MR cihazlarının oluşturduğu manyetik alanın, fetal gelişim üzerinde olumsuz bir etkisi olduğuna dair kanıt bulunmamaktadır. Radyo frekans dalgalarının ise dokularda hafif ısınmaya yol açabileceği bilinmektedir. Ancak modern MR cihazlarında bu ısınma, güvenli sınırlar içinde tutulur.
Gebelikte yapılan MR çekimlerinde, fetal doku ısısının zararlı düzeylere ulaştığı gösterilmemiştir.
MR çekimlerinde bazen gadolinyum adlı kontrast maddeler kullanılır. Bu maddeler, damar yoluyla verilerek görüntü kalitesini artırır.
► Gebelikte kontrastlı MR genellikle önerilmez. Gadolinyumun plasentayı geçebildiği ve fetüste uzun süre kalabildiği bilinmektedir. Hayvan çalışmalarında yüksek dozlarda olumsuz etkiler gösterilmiştir.
Bu nedenle gebelikte MR gerekiyorsa, mümkün olduğunca kontrastsız MR tercih edilir. Kontrastlı MR ancak annenin hayatını tehdit eden veya tanının gecikmesinin ciddi sonuçlara yol açabileceği durumlarda değerlendirilir.
MR, gebelikte çoğu zaman ikinci basamak bir görüntüleme yöntemidir. Ultrasonla yeterli bilgi alınamadığında veya daha ayrıntılı değerlendirme gerektiğinde kullanılır.
Gebelikte MR gerektirebilecek bazı durumlar şunlardır:
Bu gibi durumlarda MR, hem anne hem de bebek için önemli bilgiler sağlayabilir.
Ultrason, gebelikte ilk tercih edilen görüntüleme yöntemidir. Güvenlidir, hızlıdır ve yaygın olarak kullanılır. Ancak ultrason, annenin vücut yapısı, gaz varlığı veya bebeğin pozisyonu nedeniyle her zaman yeterli düzeyde görüntü sağlayamayabilir.
MR ise daha ayrıntılı ve derin dokuları gösterir. Özellikle beyin, omurga ve karın içi yapılar MR ile daha net değerlendirilir. Bu nedenle MR, ultrasonun yetersiz kaldığı durumlarda tamamlayıcı bir yöntem olarak kullanılır.
MR çekimi sırasında anne adayı yaklaşık 20–40 dakika hareketsiz yatmak zorunda kalabilir. Kapalı alan korkusu olan kişilerde bu durum rahatsızlık yaratabilir. Ayrıca sırtüstü uzun süre yatmak, ileri gebelik haftalarında baş dönmesi ve bulantıya yol açabilir.
Bu nedenle gebelerde MR çekimi sırasında pozisyon ayarlamaları yapılır ve anne adayının konforu ön planda tutulur.
Mevcut bilimsel veriler, gebelikte MR çekiminin düşük veya erken doğum riskini artırdığını göstermemektedir. MR, rahim kasılmalarını tetikleyen bir yöntem değildir.
Ancak MR gerektiren durumların kendisi bazen ciddi olabilir. Bu nedenle risk değerlendirmesi her zaman bütüncül yapılmalıdır.
MR çekimi sonrası özel bir önlem gerekmez. Anne adayı günlük yaşamına devam edebilir. Ancak MR çekimine neden olan şikâyetler devam ediyorsa, ilgili branş hekimi tarafından değerlendirme sürdürülmelidir.
Gebelikte MR kararı, “yarar–risk dengesi” gözetilerek verilmelidir. MR’ın kendisi genellikle güvenlidir, ancak her tetkik gibi gereksiz yere yapılmamalıdır.
Anne sağlığını etkileyen ciddi bir durum varsa, doğru tanı ve tedavinin gecikmesi bebeğe MR’dan çok daha fazla zarar verebilir.
1. Gebelikte MR kesinlikle yasak mı?
Hayır. Gerekli durumlarda, özellikle kontrastsız MR güvenle yapılabilir.
2. Gebeliğin ilk haftalarında MR çektirmek zararlı mı?
Zorunlu değilse ertelenir, ancak ciddi bir durum varsa kontrastsız MR yapılabilir.
3. Gebelikte beyin MR’ı güvenli midir?
Evet. Kontrastsız beyin MR’ı gebelikte güvenli kabul edilir.
4. MR’daki manyetik alan bebeği etkiler mi?
Mevcut veriler, manyetik alanın fetal gelişime zarar verdiğini göstermemektedir.
5. Gebelikte MR mı, tomografi mi daha güvenlidir?
MR iyonizan radyasyon içermediği için gebelikte tomografiye göre çok daha güvenlidir.
6. MR sonrası bebeğin takibi gerekir mi?
Tek başına MR nedeniyle özel bir takip gerekmez.
Yazar: Dr. Funda Yazıcı Erol, 02/01/2026 15:49