Op. Dr. Funda Yazıcı ErolOp. Dr. Funda Yazıcı ErolKadın Hastalıkları ve Doğum UzmanıMENÜ
Gebelikte Kanama Neden Olur?

Gebelikte Kanama Neden Olur?

Yerleşme (İmplantasyon) Kanaması

Gebelikte kanama olması anne adayları için endişe verici bir durumdur. Bu nedenle 'Gebelikte kanama neden olur?' sorusu hamileler tarafından oldukça merak edilen bir konudur. Gebelerin bu konu hakkında bilgi sahibi olması yersiz korku ve kaygıları azaltacağı gibi bazı acil durumların erken tespit edilmesini de kolaylaştıracaktır.

Gebeliğin ilk evresi olan yerleşme döneminde (implantasyon),döllenmiş yumurta rahim duvarına tutunmaya çalışırken hafif kanama veya lekelenme olabilir. Hamilelerin yaklaşık %25′inde bu durum gözlemlenmiştir. Bu kanama genellikle çok hafif olup pembe ya da kahverengi tonlarındadır. İmplantasyon kanaması birkaç saatten üç güne kadar sürebilir.

Yerleşme kanaması çoğu durumda endişe gerektirmez ve kendiliğinden geçer. Bu kanama adet kanaması gibi ağır ve kırmızıya yakın değildir. Dolayısıyla ayırt edilebilmesi mümkündür.

İmplantasyon kanaması olan gebeliklerin çoğu sağlıklı bir şekilde devam eder. Bu tür kanama yaşayan kadınların büyük çoğunluğunda canlı doğum gerçekleşmiştir. Her ne kadar hafif lekelenmeye benziyor olsa da, adet döneminden farklı olduğunu tespit edebilmek için dikkatli gözlem önemlidir.

Düşük Tehdidi ve Düşük (Abortus)

Gebeliğin ilk üç ayında, kanama yaşayan kadınların yaklaşık dörtte biri düşük tehdidi ya da gerçek düşükle karşılaşabilir. Bu tür kanamalar ağrı ve yoğunluk açısından daha ciddi olabilir ve risk oluşturabilir. Aşamalı β‑hCG hormon takibi ve erken ultrasonografi ile tanı koymak mümkündür. Özellikle β‑hCG değeri, transvajinal ultrasonografide rahim içi gebeliğin görünürlüğünü ölçmek için kritik öneme sahiptir. Çoğu kadında, β-hCG değeri 1.500–3.000 mIU/mL seviyesine ulaştığında rahim içindeki gebelik kesesi ultrason ekranında görünür hale gelir.

Ağır ve ağrılı kanamalar düşük riskini artırırken, hafif ve ağrısız kanamalarda gebeliğin devam etme olasılığı daha yüksektir. Bu dönemde kanama olduğunda mutlaka tıbbi değerlendirme yapılmalıdır. Bu durum doğru tanı ve uygun yönetim için önemlidir.

Dış (Ektopik) Gebelik

Dış gebelik; döllenmiş yumurtanın rahim dışında, en sık fallop tüpünde tutunmasıyla meydana gelir ve tüm gebeliklerin %1‑2’sini oluşturur. Bu durumda kanama genellikle ağrılı olur. Pelvik ağrı veya omuz ağrısı gibi belirtilerle birlikte seyreder. Tedavi edilmezse fallop tüpünün yırtılmasına, iç kanamaya ve annenin hayatını tehlikeye atan durumlara yol açabilir. Dolayısıyla ilk trimesterde görülen kanamalar da özellikle ağrı eşlik ediyorsa ektopik gebelik mutlaka göz önünde bulundurulmalı ve ultrason ile acil değerlendirilmelidir. Hızlı tanı ve doğru müdahale hayati öneme sahiptir.

Subkoryonik Hematom

Subkoryonik hematom, embriyonun çevresindeki membran ile rahim duvarı arasında kan birikmesidir. Bunların prevalansı genel gebeliklerde %1,7–3,1 arasındadır. Ancak gebelikte kanama ile gelen vakalarda bu oran %10-11’e kadar çıkabilir. Subkoryonik hematom ilk trimester kanamalarının en yaygın nedenlerinden biridir.

Ultrasonografi tanı için önemli bir araçtır. Hematom ultrasonda, gestasyon kesesi kenarında hipoekoik (siyah) bir alan olarak görünür. Genellikle kendiliğinden düzelir, ancak büyük veya yaygınsa prematüre doğum, gelişme geriliği, plasenta ayrılması gibi komplikasyonların riskini artırabilir. Birçok çalışma subkoryonik hematomu olan gebeliklerde düşük riskinde hafif artış olduğunu göstermiştir. Ancak bu durum biraz tartışmalıdır.

Molar Gebelik (Hidatiform Mole, Üzüm Gebeliği)

Molar gebelik, embriyo yerine anormal plasental dokunun çoğalmasıyla karakterize nadir bir durumdur. Bu durumda vajinal kanama erken dönemde görülen belirgin bir bulgudur. Ayrıca β-hCG seviyeleri beklenenden çok daha yüksek olabilir. Ultrasonografide "bal peteği" görünümü klasik bir bulgudur. Tanı sonrasında genellikle kürtajla tedavi edilir ve takibi uzun sürelidir. Bu nedenle molar gebelikten şüphelenildiğinde, hızlı ve doğru tanı koyularak uygun tedaviye geçilmesi önemlidir.

Enfeksiyon ve Servikal Yaralanmalar

Gebelikte kanamanın sık nedenlerinden biri de vajinal enfeksiyonlar veya rahim ağzı (serviks) kaynaklı lezyonlardır. Cinsel yolla bulaşan hastalıklar, bakteriyel veya mantar kaynaklı enfeksiyonlar, servikal polip, erozyon ya da travmatik yaralanmalar kanamaya yol açabilir. Bu kanamalar genellikle kaşıntı, kötü kokulu akıntı gibi eşlik eden belirtilerle birlikte görülür. Muayene, mikroskopik inceleme ve gerekirse smear alınarak neden saptanmalı ve uygun antibiyotik ya da lokal tedavi uygulanmalıdır.

Plasenta ile İlgili Gebelikte Kanama

İlerleyen gebeliklerde kanama nedenleri daha ciddi ve acildir:

  • Plasenta Previa: Plasenta rahim ağzını kısmen ya da tamamen kapattığında, ağrısız parlak kırmızı vajinal kanama görülür. Sıklıkla üçüncü trimesterde tanı konur.
  • Ablasyo Plasenta (Plasenta Dekolmanı): Plasentanın doğum öncesi erken ayrılmasıdır. Ağrılı, koyu kırmızı kanamayla seyreder. Bu durum hem anne hem bebeği risk altına sokar.
  • Anormal Plasenta Yerleşimleri (Akreta, İnkreta, Perkreta): Plasenta rahim duvarına anormal derecede derin yerleşir. Bu durum doğumda ciddi kanama riski yaratır.

Bu durumlarda acil müdahale, kanamanın kontrolü ve gerekli olduğunda sezaryen doğum planlaması önemlidir.

Diğer Nadir Nedenler ve Doğumun Başlangıcına Bağlı Kanamalar

  • Vasa Previa ve Velamentöz Kordon: Göbek kordonu damarlarının zarlar içinde korunmasız uzanmasıdır. Doğum eylemi sırasında bu damarların yırtılması, annede ve bebekte ciddi kanamaya yol açabilir.
  • Anormal Plasenta Yapıları: Loblu ya da “circumvallate” gibi farklı plasenta tiplerinde, damar yüzeyleri incelmiş olabilir, bu da kanamaya neden olabilir.
  • Nişan gelmesi: Rahim ağzında gebeliği dış etkenlerden koruyan ve gebelik boyunca biriken bir mukus tıkacı bulunur. Bu tıkaç sümüksü bir yapıda olup doğumun yaklaşmasıyla birlikte dışarı atılır. Genellikle normaldir ve doğumun yaklaştığını gösterir. Ancak kanlı olması durumunda plasentanın hızlı bir şekilde değerlendirilmesi gerekir.

Gebelikte kanama önemli ya da önemsiz çeşitli nedenlerden kaynaklanabilir. Ancak her kanama ciddiye alınmalı, tıbbi değerlendirme yapılmalıdır. Ultrasonografi ve β-hCG takibi tanıda altın standartlardandır. Tedavi, kanamanın nedenine göre değişir. Çoğu vakada izlem yeterliyken, bazı durumlarda cerrahi müdahale gerekebilir. Gebeleri doğru bilgilendirmek ve bilinçli bir şekilde yapılan zamanında başvurular sorunun hızla tespit edilmesini kolaylaştıracaktır.

Yorum ve Fiyat Talebi Formu
En az 70 karakter

Formu doldurup gönderdikten sonra size geri dönüş sağlanacaktır. Bizi tercih ettiğiniz için teşekkür ederiz.

Funda Yazıcı ErolOp. Dr. Funda Yazıcı ErolKadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı
0242 322 97730536 439 6621